Tarihi Gerçek Anlatıldı

İskenderun Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Mursaloğlu tarafından hazırlanan ve ATO Başkanı Sinan Aygün’den elde edilen fotoğrafların yer aldığı sergide duygu dolu anlar yaşandı.

Gerçekleştirilen açılışa İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu eşi Semahat Horozoğlu ile katılırken, sergiye ayrıca İskenderun Deniz Üs Komutanı İsmail Taylan, İskenderun İlçe Emniyet Müdürü Yusuf Cinel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Altay, Ağır Ceza Reisi Hayri Üzel, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Serginin açılış konuşmasını İHEM Müdürü Mehmet Mursaloğlu yaparak, 24 Nisan tarihinin önemine dikkat çekti.

Müdür Mursaloğlu, “Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i, Akdeniz’e bağlayan boğazları, Orta Asya, Kafkasya ve Ortadoğu’da ki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktada ki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir. Türklerden daima 1. sınıf insan muamelesi gören Ermenilerin 19. yy. altın çağları olmuştur. Ancak Ermeniler bu olgunluğu göstermemişlerdir. Osmanlı Hükümeti, Ermenilerin çıkardığı isyan, yaptığı katliamlar karşısında, Ermeni Patriği, Ermeni Milletvekilleri ve Ermeni halkının ileri gelenlerine Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemlerin alınacağını duyurmuştur. Bu nedenle 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 2345 kişi devlet aleyhinde faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmışlardır. Tutuklular Ankara ve Çankırı hapishanelerine yollanmıştır. Dışarıda ki Ermenilerin Ermeni soykırımının yıl dönümü diye andıkları 24 nisan, işte bu 2345 komitecinin tutuklandığı tarihtir ve yer değiştirme uygulamasıyla hiçbir şekilde ilgili değildir.  Türklerden daima 1. sınıf insan muamelesi gören Ermenilerin 19. yy. altın çağları olmuştur. Ancak Ermeniler bu olgunluğu göstermemişlerdir. Osmanlı Hükümeti, Ermenilerin çıkardığı isyan, yaptığı katliamlar karşısında, Ermeni Patriği, Ermeni Milletvekilleri ve Ermeni halkının ileri gelenlerine Ermenilerin Müslümanları arkadan vurmaya ve katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemlerin alınacağını duyurmuştur. Bu nedenle 24 Nisan 1915 tarihinde Ermeni Komiteleri kapatılarak, yöneticilerinden 2345 kişi devlet aleyhinde faaliyette bulunmak suçundan tutuklanmışlardır. Tutuklular Ankara ve Çankırı hapishanelerine yollanmıştır. Dışarıda ki Ermenilerin Ermeni soykırımının yıl dönümü diye andıkları 24 nisan, işte bu 2345 komitecinin tutuklandığı tarihtir ve yer değiştirme uygulamasıyla hiçbir şekilde ilgili değildir.  İşin ucunu insanların canına kastetmeye kadar götüren Ermeni terörünün amacı; sözde Ermeni  soykırımını iddialarını ve Ermenilerin taleplerini dünya kamuoyuna duyurmaktır. Nihai hedef büyük Ermenistan rüyasıdır. Bunun için ortaya konan “Dört T” şeklinde adlandırılacak olan planın dört kavramı bulunmaktadır. Bunlar,  tanıtım, tanınma,  tazminat ve topraktır. Buna göre sözde iddialar ile Türkiye’ye saldırılıp, bölünmesi ve parçalanması planlanmaktadır. Sonunda da Büyük Ermenistan projesi içerisinde yer alan yer Türkiye’den alınmaya çalışılacaktır. Ancak Türk Milleti sağlam karakterli ve güçlü bir millettir. Bunlara pabuç bırakmayacaktır. Bugün bir kez daha bu mezalim görülsün istedik. Kimse amacına ulaşamayacaktır” diye konuştu.  

“ Bizim hiçbir Ermeni vatandaşımız ile bir sorunumuz yoktur”

Törende son konuşmayı İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu yaparak, “Kimseye şimdiye kadar taviz verilmedi, verilmeyecektir” dedi.

 Kaymakam Horozoğlu, “Bugün bir sergi açıyoruz. Anlamlı bir sergi. Serginin 24 Nisan da açılması özellikle tarafımızdan tercih edilen bir tarih olmuştur. Hemen söyleyelim ki bizim şuanda bu vatanı paylaştığımız ermeni vatandaşlarımızla hiçbir sorunumuz yoktur. Ancak bugün birçok ülkede 1915 olayları bahane edilerek T.C. tine insafsızca saldırılar olmaktadır. Peki nedir konu. Meseleyi doğru teşhiz etmemiz gerekiyor. 1000 yıldır bu coğrafyada Türklerle dostluk ve barış içerisinde yaşamış olan Ermeniler, Osmanlı devletini parçalamak için uğraşan Ruslar, Fransızlar, İngilizler ve daha sonra Amerikalılar tarafından Türkiye aleyhine kışkırtılmışlardır. 19. yy sonundan itibaren emperyalizmin himayesinde ki ermeni çeteleri teftiş hareketleriyle huzuru bozmuşlar, 1. dünya savaşı sırasında insanlarla işbirliği yaparak Türkiye’yi arkadan vurmuşlar ve Ermenistan toprakları içindeki illerimizdeki Kürt, Türk ve Müslüman halkın üzerinde korkunç bir etnik temizlik ibadeti,ne girişmişlerdir. Savaş sırasında Ermenilerin Osmanlı aleyhine cephe gerisindeki saldırıları hat safhaya ulaşınca 27 Mayıs 1915 çıkan bir kanunu vasah ile isyan eden Ermenilerin gene Osmanlı toprağı olan güneydeki mahallere gönderilmesi sağlanmıştır. Yani yurt dışına kesinlikle sürgün edilmemişlerdir. Osmanlı devletinin toprakları içerisinde kalmışlardır. 1970 yıllardan itibaren Ermenistan’ın teşvikiyle ABD’de ve Avrupa’daki ermeni diyasporası günden güne eriyen ve asimile olan varlıklarını devam ettirebilmek için Türk ve Türkiye düşmanlığını milli bir ideoloji olarak benimsemişlerdir. Ermeniler evvela Türkiye’nin özür dilemesini sağlamak, sonra hayatlarını kaybedenler için tazminat almak ve Türkiye’den toprak talebinde bulunmak istemişlerdir. Ermeni sorununu taviz vererek çözümlemek mümkün değildir. Avrupa’nın çifte standardıyla bir kez daha karşı karşıya kalmış bulunuyoruz. Ama buna mukabil Avrupa birliğin merkezindeki Almanya’da diri diri yurttaşlarımızı yaşan Nazi bozuntularına ve alma hükümetine söyleyebilecekleri tek bir kelime bile olmamıştır. Bugün bu sergide ermeni olaylarının farklı bir boyutunu göreceksiniz” şeklinde konuştu.      

Konuşmaların ardından Sözde Ermeni Soykırımı’nı yalanlayan bir sinevizyon sunumu izletildi.

Sunumda, o dönemde yaşayan insanların konuşmalarına da yer verildiği dikkat çekti.