| "Önceliğimiz istihdamı arttırmak" | |
|
Ekren, Hatay'ın İskenderun ilçesinde iş adamlarıyla yaptığı toplantıda, 2002'den sonra ortaya çıkan siyasi istikrarın ekonomik istikrarı beraberinde getirdiğini söyledi. Makro ekonomik dengeleri içeren enflasyonda, faizde, dövizde, kurda, büyümede ve işsizlik oranlarında kendine has şekilde olumlu gelişmeler yaşandığı belirten Ekren, “Bazılarında gelişme hızlı oldu, bazılarında ise yavaş oldu. Yeni dönemde hızı yavaş olanların hızını artırmayı hedefliyoruz” dedi. Buradaki temel önceliklerinin istihdamı artırmak ve işsizliği azaltmak olacağını anlatan Ekren, şunları kaydetti: “Türkiye'de işsizlik kitlesi olduğu kadar bir istihdam açığı da söz konusu. Yani mesleksizlik olgusu toplumumuzun ve gençlerimizin en önemli sorunlarından bir tanesi. Dolayısıyla, bir tarafta iş imkanları varken, bir başka tarafta halkımız işsizlikle karşı karşıya ise sorun, iş adamları kadar ekonomi yönetiminin, valilerimizin, bölgedeki yetkililerin birlikte ele alıp değerlendireceğimiz konudur. Yeni dönemde gençlerimize iş imkanı sağlayacağımız süreci de başlatmamız gerekiyor.” Ekren, 2006 yılına göre Türkiye'nin milli gelir olarak ulaştığı noktanın 526 milyar dolar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu önemlidir. 500 milyar dolar tutarındaki milli geliri aştıktan sonra o ülke, bütün yabancı yatırımcılar tarafından dikkate alınması gereken ülke konumuna gelir. Bu durum, ekonomik büyüme hacmi bakımından da önemli. Bu milli gelir, Türkiye'nin, Hollanda'dan sonra dünyanın ve Avrupa'nın en önemli ekonomileri arasında yer alacağının göstergesidir. 2007 yılında ise bu rakamın biraz daha yükseleceğini umuyoruz.” “Türkiye ekonomisi, eski kırılganlıklarını, eski hassasiyetlerini önemli ölçüde ortadan kaldırmıştır. Ama büyümenin ve ekonomide dışa açılmanın getirdiği, ekonomide yeniden yapılanmanın ortaya çıkardığı, verdiği mesajları, birlikte çok net okumalı ve ona uygun gerçek çözümleri de birlikte üretmeli ve bulmalıyız.” Nazım Ekren, iş adamlarının ve özel sektörün son 5 yılda yaşanan değişim ve dönüşüme katkılarının çok büyük olduğunu da bildirdi. Ekren, “Bu süreçte sadece ekonomi yönetimine değil, toplumun her kesimine, her vatandaşa görevler düşüyor. Bunları birlikte değerlendirip karar vereceğiz. Atılması gereken adımlar varsa da genel merkezle görüşüp birlikte değerlendireceğiz” dedi. Davanın ekonomik gelişmelere nasıl yansıyacağı şeklindeki başka bir soruya ise Ekren, şu yanıtı verdi: “Dünyada elbette şu anda farklı bölgelerde ekonomik ve siyası gelişmeler farklı şekilde izleniyor. Bazı ülkelerde ekonomik türbülanslar, bazı ülkelerde de siyasi krizler söz konusu. Biz, yükselen piyasaların güvenli bir limanı olarak kriz ve belirsizlik üretmek yerine, kriz ve belirsizlikleri nasıl yöneteceğimizi birlikte düşünmemiz lazım. Önümüzdeki günlerde bunun güzel örneklerini de vereceğiz.” HÜRRİYET |
|