Toplantıda gergin dakikalar...
 

Keşan’da koordinasyonun sağlanması, birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi amacıyla 16 Haziran Pazartesi günü Keşan Kaymakamlığı Toplantı Salonu’nda toplantı düzenlendi.

Saat 13.00’te başlayan toplantıya, Keşan Kaymakamı Abdülkadir Karataş ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan başta olmak üzere, İl Genel Meclisi üyeleri Yaşar Talih Ak, Mustafa Serbes, Fethi Dayan ile Yusuf Kılıç, KTSO (Keşan Ticaret ve Sanayi odası) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, parti ilçe başkanları ve daire amirleri ile sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Kaymakam Karataş, il idaresi kanuna göre 3 ayda bir kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon kurulu toplantısı yapılması gerektiğini ancak 6 ay önce yapıldığını belirtti. Gecikmeli de olsa bu toplantıyı yapmanın bugüne kısmet olduğunu vurgulayan Abdülkadir Karataş, bir takım olguların, bir takım toplantıyı gerektiren unsurların bir araya gelmesi ve toplantıyı zorunlu kılması halinde, bu toplantının gerçekleştirilememesinin hem ilçedeki yapılacaklar açısından, hem de yapılanlar açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Karataş, “Biz burada belli veballeri üstlenmiş seçimle, atamayla gelmiş insanlarız. Belli bir dönem zarfında hem seçimle gelen arkadaşlarımız, hem de atamayla gelen bizler, görevimizi tamamlayıp, bizden sonrakilerine devredeceğiz. Onun için bu dönemde ortaya çıkabilecek bütün olumlu çalışmalardan ve olumsuz çalışmalardan doğrudan hepimiz kamuoyu nezdinde hak ettiğimizi göreceğiz. Hesaba çekilmeden önce, hesap vermesini bilmeliyiz. Burada önce kendi içimizde çalışanlar ve bu işin vebalini üstlenenler olarak, bir araya gelip sorunlarımızı tartışmanın, görüşmenin yararlı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Temel unsurun hizmet olduğunu belirten Abdülkadir Karataş, bir noktada karşılıklı görüş alışverişinde bulunmanın çok yararlı olacağını düşündüğünü söyledi.

Kamu ve kamu kuruluşlarının hizmet bağında tek başına hareket edemediğini ve hepsinin bağlı olduğu mevzuat bulunduğunu belirten Karataş, mevzuat neyi emrediyorsa, onun gereğinin yapılmak zorunda olduğunu bildirdi.

Abdülkadir Karataş, “Kaymakam işlevleriyle, kamu adına yürüteceği her türlü işi kendisine yasayla verilen noktalarla sınırlı kalmak şartıyla yapabilir. Belediye Başkanı belediye kanunun vermiş olduğu yetkileri kullanabilir, oda başkanları kendi odalarının kuruluş tüzüklerine ve yönetmeliklerine uygun hareket etmek zorundalar. Türkiye hukuk bir devletidir. Kamu kurum ve kuruluşları arasında hukukun yürütülmesinde, mevzuatın gerçekleştirilmesinde her türlü faaliyet meşrudur. Yeter ki yapılan işin yasal dayanağı olsun. Yasal dayanağı olmayan hiçbir işlem, hiçbirimizin herhangi bir şey yapma şansı yok. Yaparsak suç olur, görevimizi kötüye kullanmış oluruz.” diye konuştu.

Basında yer alan bazı hususlar olduğunu belirten ve bazı şeylerin basın yoluyla cevaplandırmanın çok uygun bir şey olmadığını dile getiren Karataş, “Size basınla birisi bir şey yazdı ve siz ona çıkıp basınla bir cevap verdiniz, bunun ne kadar yakışı kalır ve ne kadar doğru kalır, burada tartıştığınız nokta gerçekten tam üslubuna uygun mu, değil mi? Bunu ortaya koymak lazım. Bu açıdan burada sizinle bunu tartışmak ve yapılan işlerin bir noktada yasal yönünü tartışmak istiyorum ve sizin burada sorgulayacağınız her şeyde açıkçası cevap vermek istiyorum.” şeklinde konuştu.

Abdülkadir Karataş, bu giriş konuşmasının ardından, Keşan Belediye Meclisi’nin aldığı 2 karara onay yetkisini kullanmayışı ile ilgili basında çıkan haberler hakkında yasal açıklamada bulundu.

Kaymakam Karataş, Keşan Belediyesi’nin 2007-2008 yılı gelir-gider bütçesi ile 2008-2009 yıllarındaki borç ödeme planını bildirerek, Toptancı Hali için Keşan Belediye Meclisi’nin İller Bankası’ndan talep ettiği krediyi onaylamayışıyla ilgili mahkeme kararı dilekçesinin bir örneğini okudu.

Abdülkadir Karataş, Keşan Belediyesi’nin kredi talebinin hukuka aykırı olduğunu, istenen meblağın ödeme gücünü aştığını ve borçlarını artırdığını, Belediye Kanunu’nun 68/e maddesinde açıklanan koşullara uymadığını, Belediye Meclisi’nin kararını onaylamadığını ve Meclis kararının iptalini istediğini bildirdi.

Bu kararı da onaylamadan önce belediyenin; borçlarını ve alacaklarını aldığını ve kesin hesap cetvellerine göre hazırladığını kaydeden Kaymakam Karataş, “Kullandığımız bu yetki hukukun önünde, mahkemenin önünde düşünülecek ve hakim huzurunda doğru karar verilecektir. Konu bundan ibarettir. Bunu açıklama gereği duydum çünkü basında, belediyenin hizmetlerinin engellenmesi, belediyenin önüne geçilmesi, borçlanması ve kredi alınmasının engellenmesi şeklinde çıkınca, bunu basın huzurunda açıklamak yerine, sizlerin huzurunda, sayın başkanımızın huzurunda, il genel meclisi üyeleri ve daire amirlerinin huzurunda açıklama gereğini hissettim. Bu dava dilekçesinin bir örneği belediyeye gelecek ve belediyede ona ilişkin belgelerini koyacak.” şeklinde konuştu.

Diğer bir konunun da yine bugünkü (dünkü) yerel basında yer alan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün Kültür Merkezi’ne taşınması konusu olduğunu kaydeden Abdülkadir Karataş, şu andaki mevcut Tapu Sicil Müdürlüğü’nün hizmet verdiği binanın 63 metrekare olduğunu, çok dar bir alanda, adliyenin bir köşesinde hizmet vermeye çalıştığını belirtti.

Memurların yaptığı işlemin ağırlığına da dikkat çeken Karataş, mekanın darlığının, işlemlerin aciliyetinden dolayı da yapılan işlerin sıhhatini etkilediğini ifade etti.

 

Tapu Sicil Müdürlüğü ile ilgili yer arayışlarının uzun süredir devam ettiğini ve “nereye taşınabiliriz?” diye yer arayışlarına girdiklerini söyleyen Abdülkadir Karataş, “İlk olarak, Keşan Vergi Dairesi’nin mevcut boş olan bir kata, taşıma gayreti içerisine girdik. Bununla ilgili yazışmalarımızı yaptık. Ancak Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazı, bize olumsuz olarak geldi. Sebebi ise Vergi Dairesi’nin şu anda bulunduğu bina, başka amaçla kullanılmaz, buradaki bilgisayar sisteminin altyapısı ona göre oluşturulmuştur, merkezden vergi dairelerinin işlemlerini saat başı veya her an kontrol edebileceği anlayışı olduğu ve başka bir kurumun burada hizmet etmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Hatta Mal Müdürlüğü’ne bile yer verirken, bunun sıkıntısını yaşadıklarını bize ifade ettiler. Bunun üzerine başka yerlerde arayışa girdik. Çünkü Adliye’nin de ciddi anlamda yer sıkıntısı var. Adliye’de tamamen sıkışık durumda. Aklımıza gelen birçok kamu ve kamu kuruluşunu araştırmamıza rağmen, bulduğumuz bir yer Keşan Kültür Merkezi’nde boş bulunan bir salonun değerlendirilmesiydi. 125 metrekare bir salon ve yapıldığından bu yana boş ve hiçbir amaçla kullanılmamış. Şu anda yapılan hizmet ve görev yok. Şu ana kadar da hiçbir amaca tahsis edilmemiş ve kullanılmamış. Düzenini gördükten sonra, Edirne Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğümüz ile irtibata geçtim ve gelip yeri gördü. <İyi düşünmüşsünüz ve tapu için hayırlı bir çalışma, masraflarını ne yapacaksınız.> dedi. İçinde portatif bölmeler şeklinde, banko sistemi olmak kaydıyla ve Tapu Sicil Müdürü’nün odasını da bir bölme ile muhafaza altına alacak şekilde dizayn edilecek. Bunun dışında binanın taşıyıcı sisteminde hiçbir tadilat yapılmayacak. Burayı mülkü olarak değil, geçici suretle alıp, yeni bir yer bulununcaya kadar burada görev yapmasının uygun olabileceği kanaatini, il makamına bildirdim ve teklif yazısı yaptım. İl Kültür Müdürlüğü’nden de yetkililer gelip bakacaklar ve uygun görürlerse ve teklifimizi onaylarlarsa, oraya taşınacağız.” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar ki çalışmalarda öncelikle hizmetin ön plana alındığını belirten Karataş, her kurumun kendisine ait görevleri olduğunu ve görevleri hiç kimsenin engellemeye, yok etmeye ve kaldırmaya yetkisi bulunmadığını söyledi.

Devletten maaş alan ve devletin kamu adına hizmetlerini yürüten değişik unvanları taşıyan birer memur olarak, herkesin mevzuata uygun hareket etmek zorunda olduğunu bildiren Abdülkadir Karataş, şunları söyledi: “Bunun dışındaki her türlü yapılan uygulama sakat ve yanlış olur. Öncelikle uygulamalarda karşılıklı görüşmelerin çok yararlı olduğunu düşünüyorum, bu tür sıkıntıları, hortlayabilecek problemleri bütün demokratik kitle örgütlerimizden, siyasi parti temsilcilerimizden, her türlü görüşü paylaşmayı ve beraberce tartışıp belli bir yere götürmeyi peşinen isteyen bir insanım.”

KEŞAN BELEDİYE BAŞKANI MEHMET ÖZCAN: ACELE TOPLANILMASI BİRİLERİNİ AÇIK DÜŞÜRME ANLAMINDA MI?

Daha sonra söz alan Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, öncelikle çok acele bir şekilde bu toplantının düzenlenmesi ve sabah gelen bir faksla toplantıya davet edilmesinin, bazı konularda birilerini açık düşürme anlamına geldiğini vurguladı.

Toplantıdan umduğunu bulamadığını dile getiren Özcan, Toptancı Hali Projesi’nin Keşan için çok gerekli olan bir proje olduğunu ve bölgenin ticari hacmine ciddi katkıda bulunacağını bildirdi.

Mehmet Özcan, “Ve Keşan Belediyesi’nin de, benden öncekilerinde benden sonrakilerinde, inşallah bana kısmet olacak, pazar yerini yapmakta, belediyelerin elindedir. Biliyorsunuz pazar yerimiz şu anda bir curcuna içerisinde. Bu iş adımı da öncelikle hal binasını bitirip, oradaki çok yetersiz şartlarda hal işlevi gören mekanın, şehir planlarımızda, ki 1986 yılında çizilmiş şehir planları. Yaş sebze meyve toptancı hali diye gösterilen esas olması gereken yerde yapılması gerekiyordu. Ben iki seneden beri onun projesinin peşindeyim. Kasım ayından beri İller Bankası ile kredi görüşmeleri içerisindeyiz. İller Bankası bizim projelerimizi inceledi. Defalarca evraklar gitti geldi. En son aşamada bize geriye dönük 8 yıllık belediye bütçesini incelediler. Ve en son gelinen noktada da <Başkan, al Meclis kararını da gel, kredinizi çıkaralım, Keşan Belediyesi’ni biz kredi verilebilir bulduk.> dediler. Kaymakam Bey’in yaptığı incelemenin tam aksine.” diye konuştu.

Başkan Özcan, Kaymakam Karataş’a “Belediye’nin 2007 bütçesine 8 milyon YTL açık var diyorsunuz. Bunu bir izah eder misin bana? Böyle bir rakamımız yok bizim.” dedi.

Bunun üzerine Abdülkadir Karataş da “Kesin hesap bütçeniz bize geldi, sizin gelirleriniz 25 milyon YTL, giderleriniz 33 milyon YTL doğru mu? 4.5 milyon YTL de ayrıca ek gider verdiniz. Oldumu 37 milyon YTL, buradaki farkın izahı nedir?” şeklinde açıklamada bulundu.

Bu arada Keşan Belediyesi Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fevzi Engin devreye girerek, şu bilgileri verdi: “Bizim bütçemizin açık verdiği bir şey yok. Olay şuradan kaynaklanıyor. Biz iller Bankası’ndan 10 milyon YTL, 10 yıl vadeli kredi kullandık. Kredi kullanırken, yaptığımız sözleşme gereği bütçeden hak ediş getiriyoruz fakat ödemeyi İller Bankası yaptırdı. Geçen yıl 6.5 milyon YTL hak ediş ödemesi yapmışız, bunu bütçeye 6.5 milyon YTL bir ödenek tahakkuk etmişiz fakat ödemeyi İller Bankası yaptı. Dolayısı ile bizim bütçemizden çıkmadı. Biz muhasebe kalemi açısından İller Bankası’na 300 kalem borçlandık. Açık diye bir şey yok.

Bütçe bir tahminidir. Aradaki farkı İller Bankası bizim adımıza ödedi. Bizler gider sarf ettik ama nakdi bizden çıkmadı. 10 yıl vadeyi yaydık, kullandığımız kredi bazda ödüyoruz ve dolayısı ile bütçeden çıkmıyor açık diye bir şey yok. Bizim adımıza İller Bankası ödedi. Eğer çıkıp kredi benim hesabıma girseydi, bütçede geri hak edişler eşit olacaktır. Ben gideri tahakkuk ettiriyorum, benim adıma orası ödüyor. İller Bankası’na kanalizasyon haricinde borcumuz yok. Ve İller Bankası Yasası gereği şu anda size ödediği payın %40’ını da kesebilir. Bizim oraya bu ay ödediğimiz borç 79 YTL. Hiçbir kamu kuruluşuna borcumuz yok, bir tek İller Bankası’na borcumuz var. Şu anda %40 kalemi de karşılamıyor.”

Konuşmasına devam eden Mehmet Özcan, 1996 yılında Kadıköy Barajı içme suyu tesisleri için kredi kullanıldığını ve 2007 yılında borçlarının ödendiğini, Kumdere içme suyu tesisleri için 2000 yılında kredi kullanıldığını ve her iki kredinin de 10’ar milyon YTL’lik krediler olmasına karşın Keşan Belediyesi tarafından kredilerin ödenerek, bittiğini söyledi.

Toptancı Hali’nde 24 tane 200 m2 depo dükkanı ve 24 tane de toptancı satış yerleri bulunduğunu kaydeden Özcan, “Bunların Yayla’da bir örneğini yaşadık. Bende Kaymakam Bey’le buraya geldim görüştüm. Bakın bunun finansmanını kendimiz yapalım. 20 yıllık kira bedeli veya satışı. Bunun parasından da tahsil edeceğim belediyeye bir yük getirmeyeceğim. Aksine para kazandıracak bir iş. İller Bankası bize <başkan al şu kararlarını getir kredini çıkaracağız> dediler. Meclisi topladım acil. Kararları aldım. Bir gün, beş gün, on gün geçti yok. Geldim Kaymakam Bey’e bir sabah dedim ki <Kaymakam Bey ne oluyor ?> Kaymakam Bey’de <borçlanmak iyi değil, şöyledir böyledir.> dedi. Şimdi İller Bankası 8 yıl geçmişe dönük benim gelirimi giderimi inceliyor. Kredi verilebilir buluyor. Yoksa siz istediğiniz kadar para isteyin. Size verilen kredi miktarınız dolduysa alamazsınız. O zaman Meclis kararı almanıza da gerek yok. Bekledik 3 gün, 5 gün yok. Ben dedim ki idari yetkimi kullanacağım, inceleyeceğim, bekleyeceğim. Bende 10 gün bekledim. On beş gün sonrada kararları gönderdim. Ve Kaymakam Bey’in aksine İller Bankası bana 1 milyon 933 bin YTL kredi çıkarttı. 5 yıl geri ödemeli ve %9 faizli. Geçen hafta cuma günü geldi. Hatta perşembe günü geldi ben ses etmedim. Toptancı Hali’nde inceleme yaparken, Volkan Gazetesi muhabirleri de beni takip etmiş ve geldiler. Onlara <kredi çıktı ancak haberini yapmayın, çomak sokulacak> dedim. Haber oldu ve pazartesi acele İller Bankası’na gidildi dava açıldı, 50 gün sonra…  Keşan’da idareci olarak çok değiliz ve barışık olmamız gerekir. 3-4 sefer birlikte toplantı yaptık. Hatta çok memnun oldum. 2 Ocak 2007’de Kaymakamımız beni kahve içmeye davet etti, <sana biraz haksızlık yapıyorum galiba> dedi. İnandım ama değişen bir şey yok.

4 bin nüfuslu Enez 5 yıldır kanalizasyonu çürüyor. 15 milyon YTL’nin üzerinde borçları var ve daha da bitmedi. Arıtma tesisleri yapılacak. Ben alt yapıyı bitirdim.” dedi.

Bu arada Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın, “işe yaramayan alt yapıyı” demesi üzerine sesini yükselten Belediye Başkanı Mehmet Özcan, “Lütfen Kaymakam Bey, bu konuyu sizinle daha önce tartıştım. İşe yaramayan alt yapı derseniz, ben bir şey tartışamam. Yaptığım kanalizasyonun mühendislik bilgileri ortada. İller Bankası’nın yaptığı bir proje bu. İller Bankası’nın çizdirdiği bir proje. Keşan’da Hasan’a, Hüseyin’e, Mehmet’e çizdirilmiş bir proje değil. Devletin bir tarafı proje çiziyor, devletin bir tarafı da <işi yaramaz> diyor. Ben bunun neyini tartışacağım.” diye konuştu.

Bunun üzerine Kaymakam Karataş söz alarak, “Sizin yaptığınız olarak söylüyorum ben bunu, yapılanın daha iyisini yapmak varken, belki imkanlarınız yoktu ama yeni başlamıştı inşaatınız. Ben size dedim ki <başkan, fireksibil boru yapın, koyduğunuz boru bizim köylerimize koyduğumuz gibi, bunu değiştirin.> Sen kızdın bana o zaman. Daha tatmin edici bir şey söyleyebilirdin. Az önceki söylediğimden ötürü de kusura bakma, ben onu siliyorum.” şeklinde konuştu.

Başkan Mehmet Özcan, Toptancı Hali kredisi ile ilgili hukuk bürosu ile görüşüldüğünü ve belki de itirazın kabul edilmeyeceğini vurgulayarak, “Biz burada Keşan için varız diyorsunuz. Ne olur bu konuyu orada konuşsaydık. Benim gelirim belli, giderim belli, bütçem belli. Bana bu kadar krediyi uygun gördüler ve verdiler. Projenin gider listesini veriyor. Bu proje kredisi. Adam bana 10 milyon YTL para vermiş. Türkiye gırtlağa kadar borca batmış, ben niye Keşan için borçlanmayım.” dedi.

Toplantı yine Volkan Gazetesi’nin 1 Haziran 2008 Çarşamba günkü sayısında yer alan “Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan: Hizmet kasıtlı olarak durduruldu” haberi ile ilgili İl Genel Meclisi Üyesi Yaşar Talih Ak, Keşan Belediye Başkanı’nın Keşan halkını tepkiye davet etmesinin kafasında soru işareti bıraktığını söyledi.

AK PARTİ KEŞAN İLÇE BAŞKANI İLYAS TÜFEKÇİ

“Şimdi başkanım ikide bir diyorsunuz ki orası engellendi, burası engellendi. Sayın başkan kalkıp diyor ki oradaki yazılarda sizin zihniyetiz, bizim zihniyetimiz diyorsunuz. Bu zihniyet nedir bize açıklar mısınız ? Kaymakam beyin ki ne?, benim ki ne ? Yaşar Talih Ak’ın ki ne ?. Biz Keşan’a hizmet etmek için bulunuyoruz. Elimizden gelen gayreti de gösteriyoruz. Ben özellikle şu haberle (Keşan’daki oda başkanlıkları tarafından dünkü yerel basında son sayfada yer alan <Keşan için birlik ve beraberlik çağrısı> ilgili bir şey söyleyeceğim. Bu çok doğru bir haber, bunu yapanlara, yardımcı olanlara çok teşekkür ediyorum. Benimde söylemek istediğim oydu. Hafta içinde bir toplantı düzenleyecektik bu birlik beraberlik mesajı vermek için buradayız. Ben belediye başkanımızı ilçe başkanı olduğum dönemde de, olmadığım dönemde de defalarca ziyaret ettim. Ve orada şunu söyledik. <Bizden herhangi bir isteğiniz olursa, biz her zaman sizin yanınızdayız.> dedik. İl genel meclis üyeleri de, Keşan yönetimimizde dahil. Şimdi başkanım diyor ki <Sizinle bir sıkıntımız yok.> başkaları ile olan sıkıntılarınızı bize iletmediğiniz takdirde biz buna çözümü nasıl üreteceğiz. Siz diyorsunuz ki <Kaymakam taraflı.> Oda sizin için aynısını düşünüyor. Halbuki böyle olacağına sizin kaymakamla bir uyuşmazlığınız olabilir. Bizde Kaymakam Bey’le dört dörtlük uyuşuyoruz diye bir kayıt yok. Onun fikirleri, bunun fikirleri ama orta yolda bir yerde buluşuyoruz. Bizim eksikliğimiz Keşan’da o iktidar partisi, bu muhalefet partisi. Biz Keşan için varız. Bizde Keşan için siyaset yapıyoruz. AKP için siyaset yapmıyoruz. Keşan’a sebze hali de gelecek, başka şeylerde gelecek, bunların hepsinin yanındayız. Hepsinde beraber hareket edelim. Ben size altı yedi defa gittim. Siz ne zaman geldiniz veya çağırdınız da <Şu sıkıntımız var, maalesef şu olamıyor.> dediniz. İki tane il genel meclis üyem var. Her perşembe il daire encümen toplantısı var. Birbirimizi suçlayarak hiçbir yere varamayız. Varamadığımız içinde böyle kısır döngülerle bu Kaymakam’a bir şey demiş, öteki bir şey demiş. İki-üç kişi bir konu hakkında oturup ta <Valilikte bir işim var, Ankara’da bir işim var bunu şöyle halledelim.> deseydiniz biz iktidar partisi olarak elimizden geleni yapardık. Yaşar Bey’in söylediğini katılıyorum Buraya gelmeden önce de o sitemini iletmişti. Sizi ziyaret etmeyi de düşünmüştük. Seçildiniz saygı duyuyoruz. Keşan’ın ve bizimde belediye başkanımızsınız. Kaymakam bey burada olduğu sürece onun da belediye başkanısınız. Ama çıkıp ta diyemezsiniz ki Keşan halkından kaymakam beye tepki göstermesini istiyorum diye.”

KTSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA HELVACIOĞLU:

“Bir buçuk saattir bu yatırımın özünü konuşuyoruz, tartışmaları izliyoruz. Bence sonuç var mı? diye sorarsanız bence hakikaten sonuç yok. Biz ticaret yapan, ekonomi yapan, burada para kazananlar sayın Kaymakamımız gibi maaşlarını bizim vergilerimizle alanlar. Sayın Belediye Başkanı’mıza emlak vergisi vererek maaşını alan iki tane güzide kurumumuz karşısında bir buçuk saattir sonuç alınamayan bir toplantı yaptık. Teşekkür ederim. O kadar gündem toplantısı oldu ki; daha enerjisi düşük bir toplantı olmasını beklerken, yine bu yazının özü olan gerginlik, taraflar arasında üst seviyeye çıktı. Sayın Kaymakamım, sayın başkanlarım, sevgili misafirler biz bu çevrede yaşıyoruz. Biz ekmeğimizi burada çıkarıyoruz. Kavgalar bizim ekmeğimize bizim kazancımıza mani oluyor. Yani bunu hissedemeyebilirsiniz. Ama samimiyetimle söylüyorum ki bu zor, kritik günlerde olağan üstü zarar görmeye başladık. Niye el ele şimdi burada hep beraber kaymakamımızın eli en altta olmak üzere ellerimizi üst üste koymuyoruz. En çok elini taşın altına koyacak kişide kaymakamımızdır. Bu eleştiri değil. Bu kavgalar gürültüler Keşan’ın geleceğini karartıyor. Sizlerden büyüklerimiz olarak ricamız bu tuhaf yönü, farklı boyutlarda enerjiye dönüştürmeniz. Hal’in neden yapılmasını tartışmıyoruz. Hal’in yapılmamasını tartışıyoruz. Neden tartıştığınızı siz kurumlar arası zaten ortaya koydunuz. Yani siz negatif anlattınız olayı, başkanım pozitif anlattı. Tamam, kendi pencerenizden doğru olabilir. Gelin birlikte olalım, hep beraber kazanç kazanalım, oynayalım. Bu işi yarınlarda bölge siyaseti adına herkes görevi boyunca bende dahil sayın başkanımda dahil siyasetçilerde dahil herkes görevinin bitimine kadar görevini birbirine yardım ederek, bitirmeli diye düşünüyorum. Benim Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevim 2009 yılının Şubat ayında bitiyor. Ben o tarihe kadar görevimin başındayım. Ne siyaset ne başka şey, ne bir muhtarlık ne bir kaymakamlık yapabilirim zaten yapamam, nede belediye başkanlığı yapabilirim. Ben görevim boyunca sizlere yardım etmek zorundayım. Menfaatleri doğrultusunda kimse iki görevi birden götüremez. Buradan sesleniyoruz, çağrıda bulunuyoruz lütfen yarınlarımız için hep birlikte dopdolu bir beraberlik yapalım.”