Kentte 37 Bin Adet Eser Var
KÜTAHYA (İHA) - Kütahya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, kentteki müzelerde 37 bin adet eserin bulunduğu bildirdi.
Müzelerdeki eser sayısının her geçen gün arttığı vurgulanan açıklama şöyle: "Bugün müzelerimizde 37 bin adet eser bulunmaktadır. 1965 yılında açılan Arkeoloji Müzesi, 1982 yılında Kossuth Müzesi, 1999 yılında da Çini Müzesi ziyarete açılmıştır. Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan yer üstünde ve yer altında veya su altındaki taşınır ve taşınmaz varlıklarına 'kültür varlıkları' denilmektedir. Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların geçtiği yerler ve tespiti yapılmış korunması gerekli alanlara 'sit alanları' denilmektedir.2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanununa göre nitelendirilenler devletin malı sayıldığı ve bunların korunmaları ve bakımları ile define aranması gibi hususlar yönetmeliklerle belirtildiği halde, İl ve İlçelerimizde ve bunlara bağlı köylerde kaçak kazılar yapılarak eski uygarlıklara ait kültür varlıklarımızın tahrip edildiği, kırıldığı, yıkıldığı ve bulunan tarihi eserlerimizin kaçakçılar vasıtası ile el altından satıldığı ve bunların da yurt dışına kaçırılarak oralardaki müzelerde teşhir edildiği bilinmektedir. Bu tür kaçakçılık olayları ile zengin kültürümüz her geçen gün yok olmakta ve eserlerimiz yurt dışına gitmektedir. Bu gün Avrupa, Amerika, Almanya ve İngiltere müzelerinin en güzel salonlarını Anadolu kökenli eserler süslemektedir. Bunlara iki örnek verebiliriz; Bergama Zeus Sunağı (Almanya-Berlin Müzesinde), Bodrum’daki Halikarnasos Mezar Anıtı (İngiltere British Museum’dadır). Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü başlattığı yoğun çalışmalarla bu şekilde yurt dışına kaçırılan Kültür Varlıklarımızı yeniden geri getirmek için yasal yollara başvurmuş ve ayrıca satın almalar ve anlaşma yoluyla da birçok eserimizi yeniden ülkemizdeki ait oldukları yerlere geri getirmiştir. Artık gözümüzü açmanın zamanı gelmiştir. Ülkemize turist olarak gelen hiçbir yabancıya eski eser vermeyelim ve satmayalım. Zaten bu kanunen de suçtur. Onların verdikleri değerin fazlasını bu gün müzelerimiz de ödemektedir. Yapılan kaçak kazılarla tarihimizin yok edildiğini unutmayalım. Kaçak kazı yapanlara engel olalım, onları güvenlik güçlerine ve Müze Müdürlüğüne haber verelim. Yurdumuzda bulunan her kültür varlığında, bu vatan topraklarında yaşayan her yurttaşın hakkının olduğunu unutmayalım. Unutmayalım ki, geçmişini bilmeyen milletler geleceğe güvenle bakamaz. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkların Koruma Kanunu'nun 4. Maddesine göre taşınır ve taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde Kültür ve Tabiat Varlığı'nın bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler bunu en geç üç gün içinde en yakın Müze Müdürlüğü'ne veya köyde muhtara veya diğer yerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar. Tüm halkımızın tarihi eserlerimizin tahribi ve kaçakçılığı ve yurt dışına kaçırılması konusunda daha duyarlı olmaları en büyük dileğimizdir. Çeşitli medeniyetlerin ve kültürlerin beşiği, geçit yolu olan Anadolu'da toprağın altı ve üstü kültür ve tabiat varlıklarımızla doludur. Yüzyıllar öncesine ait bu kültür varlıkları Türk Milletinin Milli hazineleri, tarihimizin şahitleridir. Ülkemizde el sanatlarımızın da çok zengin bir geçmişi vardır. El emeği ve göz nuru ile yapılan el sanatlarımız da toplumumuzun, kültürel kişiliğinin en canlı belgeleridir. Ülkemizde halen 200 adet müze bulunmaktadır. Müzelerimiz asırların sanat izlerini, Milli sanat zevkimizi temsil ederler. Müzeler kişi üzerinde kültür varlıkları sevgisinin, tarih bilincinin yerleşmesinde en büyük rolü oynayan teşekküllerdir."