SAĞLAM'DAN AKP'YE HODRI MEYDAN
  19.05.2008 Tarihli “Yusufeli’nin Sesi” Gazetesinde yayımlanan “Başkan SAĞLAM’a AKP’den Cevap” başlıklı habere Başkandan bomba gibi cevap geldi.

SAĞLAM'DANAKP'YE HODRI MEYDAN

            Öncelikle bu beyanatınızla gerçek yüzünüzü, çirkinliğinizi ve iftiracılığınızı ortaya koymuş olmanızdan dolayı size teşekkür ederim. Siz kendinizi o kadar güzel tarif etmişsiniz ki başka bir söz söylemeye hacet yok.

 T.B.M.M.’de Yusufeli halkına “Teşekkür Beraatının” verilmesinin AKP oyları ile reddedilmiş olması sizi çok üzmüş ki pervasızca sağa sola saldırıyorsunuz. Saldırmaya devam ediniz. Bu hal ve hareketlerde sizin bitişinizin açıkça habercisidir. O Beratın altında kaldınız sizin mecaliniz bu kadar Yusufeli Belediye Başkanına verilen beraat Yusufeli halkı adına verilmiştir. Bundan büyük memnuniyet duyuyor, Sayın Genel Başkanıma da buradan teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

            Sayın Başbakanın “Yusufeli halkına Şeref Madalyası” vereceğini söylüyorsunuz; belki sayın başbakan bundan haberi bile yoktur. Ama ben var kabul ediyorum ve o şeref madalyasını da memnuniyetle kabul eder, Sayın Başbakana da Yusufeli halkı adına teşekkür ederim.

 Sayın İl Başkanı; şunu siz ve sizin arkanızda saklanan ve yüzlerini göstermekten intiha eden ekibin  iyi bilsin ki Yusufeli halkı sağ duyulu, onurlu  ne yaptığını, ne konuştuğunu bilen dürüst insanlardır. Kimin boş kimin dolu konuştuğunu, kimin çalışıp kimin çalışmadığını çok iyi bir şekilde ayırabilen özelliklere sahiptir. Bu halk sizin iftiralarınızı kendi iradesiyle birinci kez 18 Nisan 1999 ikinci kez 28 Mart 2004 seçimlerinde ortaya koyarak, sizin gibilere Osmanlı Tokadı gibi tokatla cevap vermiştir. Bu cevaplardan nasiplenmekten mahrum iseniz benim yapacak bir şeyim yok. Hele hele atanmışlıkla, seçilmişliği birbirinden ayıramayan demokrasi kültüründen mahrum sizler; iki kez halkın oyu ile işbaşına gelmiş bir Belediye Başkanına dil uzatmakla bitmişliğinizi ortaya koydunuz. Şimdi size buradan sesleniyorum. Hem Demokrat olduğunuzu söylüyorsunuz hemde birilerinin aday olmaması gerektiğini söylüyorsunuz. Bu nasıl demokratlıktır; Nasıl demokrasiye inanmaktır. Biliniz ki seçme hakkı olan herkesin seçilme hakkı vardır. Bunu içinize sindirin ve insanlara saygılı olmasını öğrenin. Ama doğru siz bunları bilemezsiniz. Çünkü atama ile İl Başkanı oldunuz. Hiç kimseyi dinlemiyorsanız hiç olmazsa kendi Genel Başkanınızı dinlerseniz; Sayın Genel Başkanın Milli İradeye yaptığı vurgulardan da kısmen nasiplenebilirsiniz.

            Sayın AKP İl Başkanı şunu açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Belediye Başkanı Yusuf SAĞLAM seçildiği günden beri 24 Saat aralıksız kendi insanının, acı ve tatlı günlerinde yanında olmuş; verdiği hizmetlerle halk nezdinde hayranlık uyandırmış ve uyandırmaya da devam edecektir. Ayrıca Yusuf SAĞLAM’ın verdiği mücadeleye de değil sizin aklınız, hayalleriniz bile erişemez. Bu ilçede dokuz yıldır Belediye Hizmetlerini hanımefendi siz mi yürütüyorsunuz? Siz mi suları akıttınız? Siz mi yol, asfalt, cenaze hizmetleri, park ve bahçe, yangınla mücadele, temizlik hizmetleri, Belediye gelirlerini artırmak için hizmete sunulan işyerleri, spor tesisleri, taşkın koruma çalışmalarını yaptınız? Siz mi bu kadar sosyal ve kültürel faaliyetler yaptınız? Yapılan çalışmaları Merak mı ediyorsunuz. Uzaktan gazel okuma gel halkın arasında dolaş, yetkililerden bilgi al. Umarım biraz kendinize gelir kendinize daha az zarar verirsiniz.

            Yusufeli Belediye Başkanı Yusuf SAĞLAM baraj konusunu her türlü siyasetin üzerinde tutmuş, dokuz yılı aşkın süredir, atılan ve atılacak her adımı ilçemizdeki sizin partinizin İlçe Başkanının da içerisinde olduğu tüm İlçe Başkanları ile, sivil toplum örgütlerinizin temsilcileri ile birlikte, yani seçilmişlerle birlikte attık. Sade Yusufeli  insanından tutunuz da devletin her kademesinde görev yapan Genel Müdüründen , Valisinden, Muhalefet Liderinden, Bakanından, Başbakanından ve Cumhurbaşkanına kadar, sorunları ve çözümleri aralıksız iletildi. Konunun ciddiyeti konusunda bu insanlar ikna edildi. Şimdi tespit edilen ilçe yeri de ta 1999 yılında siz uyurken yada dünyadan bi haberken sözünü ettiğim ekiple tespit edildi. Konunun en ince ayrıntıları nasıl konuşulup tartışıldığını dünya alem biliyor, Mısırdaki sağır sultan bile biliyor. Ama gariptir, siz henüz uykudan uyanamadınız yada başka meselelerle iştigal ettiğiniz için yada aklınız ermediği için pervasızca saldırıyorsunuz.

            Şunu bir kez daha Yusufeli Halkının bilmesini istiyorum. 22 Temmuz 2007 seçimlerinin hemen akabinde T.B.M.M. yenilenince söz konusu Yusufeli Sorunlarını içeren, ekte sunulan 16 Maddelik Talepler Sayın Artvin Milletvekilleri Ertekin ÇOLAK ve Metin ARİFAĞAOĞLU beylere verildiği gibi  MHP Grubundan 20 Milletvekiline  konuyu taşıyarak ehemmiyetle üzerinde durulması konusunda çalışmaları Belediye Başkanı sıfatıyla Yusuf SAĞLAM yaptı. Ama Kanun görüşülürken iktidar partisi çok kısa birkaç cümle ile konuyu geçiştirirken, Sayın Metin ARİFAĞAOĞLU ve Sayın Süleyman Nevzat KORKMAZ konuyu ayrıntısı ile Meclis kürsüsünden açıklayarak, alınması gereken tedbirleri dile getirmişlerdir. Söz konusu konuşmaları dinleyen Yusufeli Halkı kimin Yusufeli insanının haklarını nasıl ve ne şekilde savunduğunu tespit etmiştir.

 Sayın İktidar Partisine mensup vekile şunu söylemek istiyorum. Siyaset üstü takip edilen bu konuda, hazır MHP ve CHP sizin yanınızda yer almış iken bunu en güzel şekilde değerlendirip; Yusufeli halkını mağdur etmeyecek yasa düzenlemelerini niçin yapmadınız?

 Tabi dersinize iyi çalışmamışsınız. Dersine iyi çalışmayan öğrenciye öğretmen kırık not verir. Siz de bu konuda Yusufeli halkından kırık not aldınız, yani sınıfta kaldınız. Üzülüyorsunuz. Tavsiyem üzülmeyin olur böyle şeyler.

 Son olarak şunu söylemek istiyorum. O mesnetsiz, çirkin iddiaların sahibi iseniz yüreğiniz ve de cesaretiniz varsa gelin Yusufeli’nde Yusufeli halkı ile paylaşın. Korkunun ecele faydası yoktur. Ben Allah nasip ederse önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel seçimlerde Belediye Başkan adayıyım. Yine söylüyorum yüreğin varsa çık karşıma hesabı Kadirşinas Yusufeli Halkına gördürelim. Biliniz ki Belediye Başkanları atama ile gelmiyor, halk iradesi ile iş başına getiriliyor; sizi ve ekibinizi halk iradesine saygıya davet ediyorum. Dedi.

 

 

1-Yusufeli Halkının Olmazsa Olmaz Talepleri 16 Maddelik maddelik önerimizi Artvin AK Parti milletvekili Ertekin Çolak Başta olmak üzere meclise gönderdik. Bizim taleplerimiz

YUSUFELİ HALKININ OLMAZSA OLMAZ TALEPLERİ

1-Samsun- Hopa sahil yolu Erzurum bağlantısının yeni ilçe merkezinden geçecek şekilde planlanarak yapılması. (Artvin-Yusufeli, Yusufeli-Erzurum, Yusufeli-İspir, Yusufeli-Olur, Yusufeli-Oltu, Rize ve Yusufeli köy yolları ağının en seri şekilde ilgili kurumlarca projeleri yapılarak bağlantıları muhakkak sağlanmalı ve bu çalışmalar yeni yerleşim yeri çalışmalarından önce özelliklede baraj inşaatı öncesi hayata geçirilmelidir.)

 2-  Belirlenmiş olan yeni ilçe yerinin çok seri şekilde harita ve imarının çıkartılarak alt yapı çalışmaları yapılmalı, baraj temeli çalışmalarından önce yerleşim yeri ile ilgili tüm çalışmalar bitirilmeli, hak sahipliği koşulları adil bir şekilde belirlenerek yasal bir zemine oturtulmalıdır.

3-Yeni yapılaşmada toplu konutun 5 yıl ödemesiz 20 yıl vadeli yada aynı koşullarda TOKİ aracılığıyla konut üretiminin yapılması için gerekli yasal tedbirlerin biran önce alınması, yeni yerleşim yerinde tek tip yapılaşmadan ziyade farklı ama yöresel kültürü ve mimari özellikleri taşıyan blok yada bahçeli evler tercih edilmeli, boş arsa üretimi yapılmalı, hatta başa baş konutta takas sistemi getirilmelidir.

4-Kamulaştırma işlemlerinde Türkiye ortalamaları yerine; bölgesel özellikler dikkate alınarak takdir edilmeli. İstimlâk bedellerinin tespitinde tespiti yapılan arazi, arsa, bina ve benzeri gibi gayrimenkullerin bu seviyeye gelene kadar ki harcanan iş gücü, emek ve kaynaklarının çok dikkatli ve özenle tespiti yapılmalıdır.   

Örnek vermek gerekirse; Konya ovasında, Harran’da Bafra’da Çukurova’da v.b. gibi birçok yerlerde insanlar binlerce dönüm toprak ve araziden bahsederken, Yusufeli’nde 100 m2, 200 m2 yada 500 m2 gibi rakamlarla ifade ediliyor, toprak her yerde gayrimenkul, Yusufeli’nde menkul’dür Yani taşınırdır. Yöremizin bu özelliği nedeni ile kıymet takdir komisyonuna mevcut mevzuata geçici bir madde eklenerek bir veya iki kat m2 birim fiyatlarını artırma yetkisinin verilmesi insanımızın mağduriyetini kısmen azaltabilecektir.

Kısaca; ilçemizde dönüm ve m2 olarak fazla arsa ve arazi bulunmadığından dolayı mevcut istimlâk usulleriyle kamulaştırma bölge insanını fevkalade mağdur edecek olup, bu mağduriyetin önlenebilmesi için Yusufeli İlçesine ait bir düzenleme ile kamulaştırma fiyatları düzenlenmelidir.

5- 30 yıla yakın bir süredir baraj yapılacak mı? Yapılmayacak mı? İkilemiyle köklü yatırımların yapılmadığı ve de sürekli göç veren Yusufeli ilçesinin baraj inşaatı süresince afet kapsamına alınarak; zor durumda bulunan esnafa faizsiz kredi teşvikleri uygulanmalı,  gerek esnaf gerekse çiftçinin yalnızca anapara faizleri silinerek uygun ödeme koşullarıyla taksitlendirerek alınmalı.

6- Kamulaştırmaların; şantiye alanları, malzeme alım bölgeleri, baraj inşaat alanı ve son olarak su toplama alanı silsilesi takip edilerek değil de  tek hamle ile bütünü yapılmalı. Aksi halde belki bu kamulaştırmalar sadece ilçe merkezinde on yılı aşan sürede gerçekleşebilecek. Buda bölge halkı için telafisi mümkün olmayacak mağduriyetlere sebep olacaktır.

7-İlçe merkezindeki esnafının % 60’ı hem işyerinde hemde oturduğu evde kiracıdır. Baraj sonrası bu konumdaki esnafın kaybını önleyici teşvikler sağlanmalı, işini, ticari ve sosyal çevresini kaybeden esnafa (şoför esnafı dahil) hibe şeklinde bir tazminat ödenmeli.

8-Baraj sonrası bölge halkının göçünü önlemek, yerinde istihdamı sağlamak amacıyla; turizmi teşvik, süt ürünlerini işleme entegre tesisleri v.b. gibi istihdam sağlayıcı tesisler kurmalı, hatta bölgemizde Su Ürünleri, Turizm Meslek, El Sanatları, Seracılık vb. gibi meslek yüksek okullarının açılması mutlaka sağlanmalı, Şu an ilçemizde ön çalışmaları başlamış olan ve Müdür ataması yapılmış Meslek Yüksek Okulunun yeni yerleşim yerinde; yurt binası, hizmet binası ve sosyal tesislerinin imar planında yer tahsisinin yapılması,

9-Yeni yerleşim yeri mücavir alan sınırı; ihtimalen su altında kalan köylerimiz halkının da yerleşebileceği noktasından hareketle geniş tutulmalı, orman sınırları daha yukarıya çekilerek ya hazineye ya da Belediye Başkanlığından tahsisli hale getirilmelidir. Bunun yanında yeni yerleşim yerinde parselasyon yapılıp konut üretilmeden önce veya sonra Belediye Başkanlığına ait ihtiyaç kadar parselin tahsisi gerçekleştirilmelidir.

10- Yöre halkının büyük bir kısmının (yaklaşık %90’ı) ya Emekli Sandığı, ya S.S.K., yada Bağ-kur gibi sosyal kuruluşlara tabi olması nedeni ile mevcut  2510 Sayılı İskan kanunundaki  hak sahipliği yasası ile hak sahibi olamıyor dolayısıyla mağdur olmakta. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması için  mevcut yasaya geçici bir madde eklenerek yumuşatılmalı, herkesin hak sahipliği yolu açılmalı.

11- 1000 hektar birinci sınıf tarım alanı su altında kalıyor. Yeni yerleşim yerinde de değil 100 m2, 1 m2 bile tarım alanı yok. Oysa yöre halkı mikro klima iklim özelliğine sahip bu tarım alanlarından ciddi şekilde istihdam sağlıyordu. Bu kayıplar karşısında tarımda uğraşan insanlarımız için mutlaka tarımsal iskan konusunda  bir çalışma, proje hayata geçirilmeli ve bunu en kısa zamanda yöre halkıyla paylaşmalı.

12-Bölge halkına, bozulan ekonomik durumu ve sosyal  çevresinin   belli bir refah seviyesine gelinceye kadar üretilen enerjiden  pay verilmeli.

13- Baraj sebebiyle sular altında kalan köylerimizin, yeniden yerleşiminin sağlanması için teknik çalışmalar, olayın sosyal ve hukuk boyutları dikkate alınarak, detaylı bir şekilde incelenmeli, getiri ve götürüleri hesaplanarak ilgili vatandaşlarımızın düşünceleri de dikkate alınarak, yeniden yerleşim yapılmalı.

14-Yusufeli ilçemizde yöre halkımızın büyük kısmı ilçe merkezinde, köyde, mezrada ve de yaylada olmak üzere dört aşamalı bir hayat tarzı ile yaşamaktadır. Hal böyle olunca bu insanların baraj altına kalan ilçe merkezindeki yerlerini kamulaştırırken sular altında kalmayan köy ve mezradaki yerlerini kamulaştırmadığınız zaman insanların sosyal denge ve  psikolojik durumu bozuluyor. Sosyal hukuk Devleti anlayışıyla bu durum bağdaşmıyor. Öyle ise bu işten etkilenen insanların durumu bir bütün halinde sorun olarak ele alınmalı. Aksi halde sosyal dalgalanmaların önüne geçmeniz mümkün olmayacaktır.

15- Baraj inşaatı süresince istihdam edilecek insanların ağırlıklı bölge halkı olması yetkililerce defaten ifade edilmesine rağmen şimdiden farklı uygulamalar yapılmaya başlanmıştır. Bölge halkı 35 yıldır baraj başlayınca uzun süreli istihdam imkanı olacak diye teselli edilmeye çalışılmıştır. Şimdi kısmı çalışmalar başlamış olup, maalesef istihdam konusunda idarecilerin yani yetkililerin sözleri havada kalmıştır. Bu durum bölgede ciddi rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Yetkililerin ve ilgililerin bu konu ile ilgilenip, öncelikle işsiz olan yöre halkının istihdamının sağlanması konusunda duyarlı olmaları sağlanmalıdır.

16-Yukarıda genel haliyle ifade etmeğe çalıştığımız konuların T.B.M.M.’de çıkarılacak olan “YUSUFELİ KANUNU” ‘nun içerisine konulmalı ve bölge halkının rahatlaması için bu kanun biran önce çıkartılmalıdır