BURSA (İHA) - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir yandan tarihi eserlere sahip çıkılırken, bir yandan da ecdad gibi yüzyıllar boyu yaşayacak kamu binaları yapmak gerektiğini söyledi.
Yerel yöneticilere seslenen Gül, uzun yıllar geçmişin ihmal edildiğini, zenginliklerin ortaya çıkarılması için yöneticilerin sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, "Büyük projeler söz konusu olduğunda katılımcılık hem sizi daha başarılı kılar, hem yaptığınız eser sahiplenilir. Şehirlere girerken çirkin binaları görünce hepimiz üzülüyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, kendisine yeşil rozet takan 80 yaşındaki 'çevre anne'nin elini öperek Anneler Günü'nü kutladı. Bir şehit annesi ise Gül'ün boynuna sarılarak yardım istedi. Vatandaşlar, Bursa programında Cumhurbaşkanına ilgi gösterdiler.
Bursa'da Tarihi Kentler Birliği toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı konuşmada, Türkiye topraklarının çok büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, "Eğer bu medeniyetlerin izlerini muhafaza ediyorsak, bunun da getirdiği bir sorumluluk vardır. Bu sorumluluğu maalesef uzun yıllar ihmal ettik. Bir taraftan tarihimiz için canımızı veririz, ama yeri geldiğinde de çok ihmal ederiz. Sebeplerine girmek istemiyorum ama, Türkiye böyle dönemleri geçirmiştir, tarihini çok ihmal ettiği. Bu
eserlerin kıymetini bilmediği dönemler geçmiştir. Ama büyük bir memnuniyet veren şey, bu bilginç birden bire çok güçlü bir şekilde uyanmıştır Türkiye'de. Güçlü bir şekilde uyanmasının bir sebebi de geçmişin ihmalini fark etmiş olmaktan gelmektedir. Türkiyenin neresine bakarsanız bakın, hepsinin farklı bir ortaya çıkartacak özelliği vardır, hepsinin ayrı bir serveti ve hazinesi vardır. Hepsi ayrı bir dönemin şahididir. Bu kadar zenginliğimiz varsa, o zaman bunları bir an önce ortaya çıkartmak, kaybolmak
üzere olanları tekrar koruma altına almak ve bütün bunları sadece kendi vatandaşlarımızın değil, bütün dünyanın bilgisine, görmesine ve onların takip edebileceği bir duruma getirmek sorumluluğumuz vardır" dedi.
GEÇMİŞE SAHİP ÇIKIN ÇAĞRISI
Belediye başkanlarına, geçmişe sahip çıkmanın yanında, geleceğe intikal edecek eserler de yapmaları çağrısında bulunan Gül, "Sadece geçmişi korumak değil, insanlara bugünkü hayatı en iyi şekilde sunmalı, gelecekte iz bırakabilmeliyiz. Şehirlerimizin merkezlerini belki gözaltında tutabilmişiz ama, şehirlerimizin girişlerine baktığımızda, şehirlerimizin merkezlerine hiç yakışmayacak çirkinlikleri görebiliyoruz. Bazen öyle oluyor ki, hele bir misafirimiz olursa, şuraları görmeden onu şehrin ortasına
getirsem diyorsunuz. İlgi alanınız çok geniş. Bir taraftan insanların huzur, insanların rahat yaşaması için her türlü alt yapı, bir taraftan da çevrenin kirliliğinden sorumlusunuz. Gelecekle ilgili de modern, gelecekte kalıcı olacak binaların yapılması, alt yapının yapılması, bütün bunlar da siz belediyelerin en önemli görevlerinden birisidir. Bunları yaparken de ne kadar çok, sadece kendi bilgi ve görgünüzle değil de, bu konuda ihtisas sahibi olan, başta bilimadamları olmaz üzere, mühendisler, mimarlar,
kültür adamları, bütün bunların size aktaracakları tecrübelerle hareket ederseniz o kadar çok geleceğe dönük iş yapmış olursunuz. Yoksa ben bu işi çok daha iyi biliyorum diye bazı şeyleri planlarsanız, onun handikaplarının, problemlerin çıktığını ilerde görürsünüz. Üniversitelerle, bilimadamlarıyla, meslek kuruluşlarıyla çok yakın ilişkiler içinde olmalısınız" diye konuştu.
Belediye başkanlarına büyük projeleri hayata geçirmeden önce herkesimin görüşünü almayı tavsiye eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Demokrasilerde katılımcılık da çok önemli. Şehre damgasını vuracak, sadece o şehirde o dönemde yaşayan insanlar değil gelecekte de yaşayacak insanları bağlayacak büyük projeler yapıyorsunuz. Bütün bunlar olurken de ne kadar çok katılım olursanız, ne kadar çok insanın fikrini, düşüncesini dikkate alırsanız, yaptığınız projeler hem doğru olacaktır, hem daha fazla takdir
edilecek, sahiplenilecektir. Sadece katılımcı olmadığımız için yaptığımız işlere karşı çıkanlar olur, aslında iş çok iyidir, ama ufacık tuzu, emeği olmadığı için karşı çıkanlar olur. Büyük projeler söz konusu olduğunda, katılımcılık, herkesin fikrini almak, hem sizi başarılı kılacak, hem geleceğe çok büyük eserler bırakacaksınız".
"KAMU BİNALARI YÜZYILLAR BOYU YAŞAYACAK SAĞLAMLIKTA YAPILMALI"
Kamu binalarının geleceğe taşınacak zarafet ve sağlamlıkta yapılmasını isteyen Gül, "Şehirlere girerken çirkin binaları görünce hepimiz çok üzülüyoruz. Hanlar, hamamlar, vilayet binaları, camiler, medreseler, bunlar aslında kamu binaları. O günkü kamu binalarıyla bugünkü kamu binalarını, son, daha modern dediğimiz dönemde, tekniğin daha geliştiği dönemde, imkanların daha geliştiği dönemde yaptığımız kamu binalarıyla karşılaştırdığımızda, zarafet açısından, görüntü açısından, sağlamlık açısından çok iyi
olmadığını göreceğiz. Bırakın diğerlerinden vazgeçtik. Bilhassa kamu binalarının başka bir görevi de var, örnek olma görevi var. Kamu binaları yapılırken bir şeyden kaçmamak gerekir. Çünkü o herkese hizmet edecek. Nasıl 500 yıl önce, 300 yıl önce yapılan binalar varsa, belediye başkanımız söyledi, nasıl M.Ö. 200 yıl önce yapılmış olan su tesisi varsa, demek ki o kadar doğru bir yerde ve o kadar sağlam bir şekilde yapılmış ki, bugün onu yıkmayı ve yok etmeyi düşünmüyorsunuz. Bir şekilde de olsa faydası devam
ediyor. Bugünkü kamu eserlerinin de aynı şekilde yüzyıllar boyu devam etmesi gerekir" dedi.
Ecdadımızın yaptığı eserlerin geniş bir coğrafyada hala varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Gül, "Bursa son yıllarda çok güzelleşiyor. Aslında dünyanın birçok coğrafyasında güzellikler var, ama Türkler, biz büyük bir alanda eserlerimizi serpiştirmişiz, bırakmışız. Bugün bazı yerler yurdumuz olmasa bile, ama kültürümüz, eserimiz yaşamaktadır. Geçen hafta Balkanlar'daydım, Makedonyada. Üsküp'e ve birçok şehre gittim. Orada Bursa'yı hatırladım. Üsküp'te konuşma yaparken, Bursa'daki kubbeler ve minareler
kadar Üsküp'te de kubbeler, minareler vardı. Ohri'de çarşıda gezerken, burdaki çarşıda geziyormuş gibi o hissiyatı gördüm. Çünkü kültürümüz yaşıyor. O zamanlar diktiğimiz çınarlar hala büyümeye devam ediyor. Bursayı Türkiye sınırları dışında kalan kültür eserlerine de sahip çıktığı için tebrik etmek istiyorum. Orada
|
|
Osmangazi Belediyesi'nin ortaya çıkarttığı eserin açılışını yaptım. Başka belediyelerimiz Balkanlar'daki kültür mirasımızı ayakta tutmak için uğraşlarını biliyorum. Vakıflar'ın, TİKA'nın Türkiye
dışında da kültür varlığını devam ettirme yönündeki gayretlerini biliyorum" diyerek konuşmasını tamamladı.
BAKAN GÜNAY, BİRLİĞİNDEN ÇALIŞMALARINDAN ÖVGÜYLE BAHSETTİ
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Güzel bir rastlantıyla göreve başlamamın üzerinden henüz 24 saat geçmemişken, birliğin Urfa toplantısına katıldım. Üniversiteye başlayan yeni bir öğrencinin duayen hocalardan ders alması gibi heyecanla ders aldım. Birlik üyesi arkadaşlarıma şükranlarımı arz ediyorum. Türkiye'de örnek bir faaliyet sürdürüyorlar. Bize ışık tutuyorlar, tarihe ve kültürümüze sahip çıkıyorlar. Anadolu topraklarında dönem gözetmeksizin bütün tarihe sahip çıkıyorlar. Üzeri otlarla,
yıkıntılarla kaplanmış, birtakım enkazla kaplanmış alanları bulup ortaya çıkarıyorlar ve bir mücevher gibi işliyorlar. Bugünkü çağa yakışır bir şekilde kamunun hizmetine sunmaya çalışıyorlar. Birlik üyesi arkadaşlarımla Anadolu'da gezerken, bin yıllardan süzülüp gelmiş bilgeler düşüyor. Önüme sanki Akşemseddin düşmüş gibi hissediyorum" dedi.
BAKAN ÇELİK ÇARPIK YAPILAŞMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de, "Bugün tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir coğrafya üzerinde yaşıyoruz. bu bizim için hem bir şans, hem de önemli sorumluluklar yüklediği açıktır. Bu çerçeveden olaya baktığımız zaman günü geleceği taşıma sorumluluğumuzun önemli bir sorumluluk olduğunu görüyoruz. Tarihi geleceğe taşıma bilinci içinde hareket ederken kentlerin özgün kimliklerini korumak da önemlidir. Tarihi ayağa kaldıracaksınız, ama diğer taraftan da çarpık yapılaşmayla bu
tarihi eserleri yok edercesine bir çarpık yapılaşmaya fırsat vereceksiniz. Bunları hep beraber değerlendirmemiz gerekiyor. Bireyin hukukunu korurken kentin özgün kimliğini de korumak zorunluluğumuz var. Plansız yapılaşma neticesinde maalesef kentlerimizi tarihi dokusu da dahil çirkinleştiriyouz. Bugün el ve gönül birliği yaparak plansız yapılaşma neticesinde kötüleşen şehirlerimizi yıkarak güzelleştirmemiz gerekiyor. Bu süreç başlamıştır. Bu sürece Tarihi Kentler Birliği öncülük etmektedir. Bir yandan özgün
şehirler, bir yandan da yaşanabilir kentler ortaya çıkıyor" diye konuştu.
ÇEVRE ANA ROZET TAKTI, ŞEHİT AİLESİ YARDIM İSTEDİ
Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasının ardından dinleyicilerden çevre anne olarak bilinen Zeliha Östem, Gül'ün yanına gitti. Anneler Günü sebebiyle Cumhurbaşkanı Gül'e yeşil rozet taktim edeceğini söyleyen Östem'in, "80 sene yaşadım, ben bir tarihim, tarihler ölmez. Tarih sıfatını hepimiz beraber ileriye doğru götüreceğiz. Kardeşiz, dostuz, hıyanet yok, sevgi var, yaşasın Türkiye" sözleri büyük alkış aldı. Gül ise, Östem'in Anneler Günü sebebiyle elini öptü.
Tayyare Kültür Merkezi'nden çıkışta şehit annesi Nazik Alaş, Cumhurbaşkanı Gül'ün boynuna sarılarak yardım istedi. Nazik Alaş, "Oğlum İlhan doğuda şehit oldu. Eşimle İsmail ile Bursa'da yaşıyorum. Sizden yardım bekliyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül de Vali Şehabettin Harput'a talimat vererek, şehit ailesiyle ilgileneceğini söyledi. Vatandaşlar, Tayyare Kültür Merkezi'nden çıkışında Gül'e sevgi gösterisinde bulundular
BURSA Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|