| Alerjiye karşı uyarılar |
Yazı boyutu
|
DENİZLİ (İHA) - Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ramazan Canural, bahar aylarında sık görülen alerjiye karşı uyarılarda bulunarak, çocuklarda görülen astımın yüzde 90'ının alerjik nedenlere bağlı olduğunu söyledi.
Türkiye'de her 10-15 çocuktan birinde astıma benzer bulguların olduğunu söyleyen Canural, yıl boyu maruz kalınan ev içi alerjenlerin bronşlarda yol açtığı alerjik iltihabi durum, soğuk hava, egzersiz, viral solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal buharlar, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi uyaranlarla temas sonucu astım belirtilerinin ortaya çıktığını söyledi. Astımın çocukluk çağının en sık görülen sağlık sorunlarından biri olduğunu ifade eden Canural, "Astım, solunum yollarının ataklar halinde gelen tıkanmaları ile kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı şikayeti astım hastalarında sıklıkla görülür. Astımda solunum yollarının şişmesi ve tıkaçların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Ataklar sırasında öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı olur. Astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu uyarılar hastalarda hırıltı ve öksürüğe yol açar. Bu belirtiler ve bronşlardaki aşırı duyarlılığın, alınacak çevre tedbirleri ile belirgin derecede azalması mümkün. Çevre tedbirlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ise, hastalarda havayolu ile akciğerlere çekilip bronşları tedavi eden sprey ilaçlar kullanılabilir" dedi. Astım teşhisi konulan çocuklarda, genelde ilk 2 yaşına kadar astım belirtilerinin görülmüş olabileceğini belirten Ramazan Canural, "İlk yıllarda öksürük ve hırıltının ana uyaranı viral solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Bu yaşlarda akciğerlerin gelişiminin henüz tamamlanmamış ve küçük hava yolu çaplarının dar, kıkırdak dokunun az olmasının, tekrarlayıcı bronş daralmasına katkıda bulunur. 4-5 yaşlarında akciğerlerin gelişiminin tamamlanması ile erken yaşlarda astım belirtileri gösteren birçok çocukta klinik olarak düzelme gözlenir. Düzelmeyen bir grup hasta ve daha geç astım teşhisi almış çocukların bir kısmı da ergenlik çağında klinik bir iyilik dönemine girerler. Astımda, çevre faktörlerinin yanı sıra, bazı ırsi faktörler de önemlidir. Ailesinde alerjik hastalık olanlarda astım görülme olasılığı daha fazladır. Bir ebeveyninde astım ve alerji öyküsü olan çocukta astım riski yüzde
|
|
33, her iki ebeveyninde astım ve alerji öyküsü olan çocukta astım riski yüzde 60'tır" dedi. Astıma sebep olması muhtemel alerjinin hangi maddeye karşı geliştiğinin tespit edilmesinde deri testleri kullanıldığını ifade eden Canural, ön kol ön yüzüne veya sırta delme metodu ile uygulanan bu testte, ciltteki kızarma ve kabarmanın şiddetine göre değerlendirme yapılıp, hastanın neye alerjisi olduğunun tespit edildiğini söyledi. Canural, alerji deri testi uygulamasının mümkün olmadığı 3 yaş altı çocuklar, yaygın alerjik egzaması olan hastalar, antihistaminik içeren ilaç kullanmakta olanlar, ciltte dermografismus adı verilen cilde bastırma sonucu kabarma reaksiyonu verenlerde de alerjen tespiti yapılabildiğini kaydeti. Tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi astımda da birinci basamak tedavinin, alerji geliştirilmiş maddeden uzak durmak olduğunu vurgulayan Canural, "Uygun öneriler doğrultusunda alınacak çevre tedbirleri ile hastalık belirtilerinin ve bronşlardaki aşırı duyarlılığın belirgin derecede azalması mümkündür" dedi
DENİZLİ Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|