Bir köyde çok zengin biri yasarmış. Birgün bu sahıs ağır bir hastalığa tutulmuş. Öleceğini anlayınca ailesini yanına çağırmış ve demişki benim ölümüm yakındır. Ama ben mezarda sorgulanacağımda yalnız kalmak istemiyorum. Bana öyle birini bulunki ben ölünce hemen yanıma onuda bir geceliğine gömün; sabah mezardan çıkarın ve karşılığındada benim malımın mülkümün yarısı onundur.
Ailesi böyle birini aramış.... Hiç kimse mezara bir geceliğine de olsa diri diri gömülmeye razı olmamiş. Köyde birde çok fakir bir adam varmış, birde ona söylemişler. Bu adamda kaybedecek bir şeyi olmadığı için kabul etmiş teklifi. Hasta adam 2 gün sonra ölmüs ve Fakir adamla ikisini yanyana gömmüşler. Sorgu Melekleri gelmiş birde bakmıslarki başka biri daha var, bu hesapta yoktu önce şunu bir sorgulayalım sonra diğerini sorgularız demişler.
Fakire sormuşlar; neyin var dünyada?
Fakir: sadece bir eşek semeri ve küçük bir halım var.
Melekler başlamış bütün gün ve gece semeri nereden aldın, kimden aldın, hakkını verdinmi, kimseyi dolandırdınmı, parasını nereden verdin, semeri nerelerde kullandin... ve bunun gibi binlerce soru daha sadece semer için sorulmuş.
Sorgu sabaha kadar devam etmiş. Sabah olunca Melekler gitmiş ve akşama gelir kaldığımız yerden devam ederiz demişler.
Tabiiki sabah köylü gelip Fakir adamı mezardan çıkarmiş ve artik zenginsin ölen adamın malının yarısı senindir. demişler.
Fakir Adam: "aman aman istemem... istememmm... bir eşek semeri için sabaha kadar sorguya çekildim, bu kadar mal mülk benim olunca hesabını nasil vereceğim" demiş. !