|
Kastamonu Eski Valisi Mustafa KARA yargı kararı gereğince görevine iade edilince Vali Nurullah ÇAKIR Karabük Valiliğine atandı.
Valilik Brifing Salonu'nda basın toplantısı düzenleyerek tüm Kastamonu halkına veda eden Nurullah Çakır, Kastamonu'dan pozitif duygularla ayrıldığına dikkat çekti. Çakır basın toplantısında şunları söyledi;
"12 Aralık'ta göreve başlamıştık. Daha öncede Kastamonu'da görev yapmıştık. Bu nedenle Kastamonu'ya samimi duygularla bir hemşeri gibi geldik. Bu duygularla ayrılıyoruz. Tüm Kastamonu halkına arzı veda etmek istediğimi belirtmek için bir araya geldik. Biz buraya geldiğimizden bu yana önceki Valilerimizin başlattıkları çalışmaları tamamlamaya yönelik elimizden gelen çabayı gösterdik.
Kastamonu avantajlı gelen valimiz daha önce burada görev yaptı. 4 aylık bir süreç devam ediyordu. Sayın Valimiz Mustafa Kara görevine iade edildi. Bizi de bakanlığımız bizi Karabük Valiliğine görevlendirdiler. Bu konuyu aylardır irdelemedim, gündeme getirmedim. Bu makamların görev hassasiyeti gereği yıpratılmasına gerek yok.
Bize ne görev verildiyse en iyi şekilde yerine getirme durumundayız. Ben başta devlet büyüğümüz olarak Murat Başesgioğlu'na, yöremizin milletvekillerine, belediye başkanımıza, ilçe kaymakamlarımıza, sivil toplum örgütlerine, Kastamonu halkına ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ediyorum.
Pazartesi günü saat 10.30'da Kastamonu'ya veda ediyorum. Kastamonu'dan pozitif duygularla ayrılıyorum. Gideceğimizi bile, bile 4 aydır bir çok projeyi sürüklemeye çalıştık. Bunun kolay olmadığını ifade etmek isterim. Kastamonu'nun değerlerinin yükseldiğini gördükçe biz çok mutlu oluruz. Çok rahatlıkla gelip hayatımızın bir parçasını geçirebileceğimiz bir il Kastamonu."
KARABÜK'E YABANCI DEĞİLİM
Basın toplantısında yeni görev yeri Karabük'ten de bahseden Nurullah Çakır, "Karabük'te bizim bildiğimiz bir yer. Daha önce görev yaptığımız bir yer. Artık illerin ayrı, ayrı yerler olarak ele alınması yerine müşterek olarak ele alınmasının gereğini biliyoruz. Bu iş birliğine hazırız. Karabük'ün il olmasına şahitlik yapan yöneticilerden biriyim. Karabük yabancısı olmadığımız bir .
Orada da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kastamonuluların orayı da bir illeri olarak görmelerini ve gelip geçerken uğramalarını bekliyoruz" dedi. Son Kasket ustasını da küstürdük Atatürk'ün Kastamonu'ya Gelişleri Şapka ve Kıyafet İnkılabı'nın 83'üncü Yıldönümü'nü kutlamaya hazırlandığımız şu günlerde Kastamonu'nun son şapka ustası Ahmet Yapıcıoğlu ilgisizlikten dolayı kepenk kapattı.
Kurşunlu Han'da yıllarca imalat yapan büyük usta bunca yıl bu mesleği icra etmesine rağmen tek bir gün olsun bir yetkilinin kapısını çalmadığını belirtti ve "66 yaşındayım. Yıllarca bayramlar oldu, seyranlar oldu. Ne arayan, ne soran oldu maalesef. Eski bayramlarda esnaflar kamyonlarda yaptıkları işleri ile makineleri ile halkın karşısına çıkardı. Maalesef bir Esnaf Sanatkarları Odası yetkilisi gelipte "Hadi gel seni de bayram etkinliklerine götürüyoruz" demedi.
Tek göz iş yerimde yıllarda çevre ilçelerden ve köylerden gelen kasket siparişlerimi diktim, iki çocuğumu okuttum. Şimdi evimde
|
emekliliğimin tadını çıkartıyorum. Ama içimde ukde kalan şey var mı derseniz evet var. Benden sonra bu mesleği yapan bir kişiyi geride bırakamamanın burukluğunu yaşıyorum.
Ben ilk zamanlarda terzi olarak başladım ve benim ustam kalp krizinden öldü. Ben onun kalıplarını aldım kendi uğraşımla bu güne geldim. Öncelikle yapılması öğrenilmesi kolay bir sanattı. Para kazandıran da bir sanattı. Kastamonu'ya has belli bir tarz vardır zaten. Bunlar tek tiptir. Örneğin Kasket bizim en çok ürettiklerimiz arasındadır. Ben bu serpuşla iki kızımı büyüttüm, evlendirdim, evimi aldım.
Ben sahip olduğum her şeyi önce Allah'a sonra Kasketlere borçluyum" diye konuştu. Şapka ve Kıyafet İnkılabı etkinliklerinde hoş ve güzel duygularda yaşadığını ama bir davetiyeyi bile çok görenler olduğunu hissedince de büyük üzüntü yaşadığını belirten Yapıcıoğlu "en büyük sorun da bu zaten.
Eskiden bu dönemlerde bütün sanatkarlar toplanır devlet erkânının önünden resmi geçit yaptırılırdı. Şimdi bizleri hatırlayan bile yok. Alakadar olan yok ama ben bu sanatın ölmemesi için yinede elimden geleni yapmaya hazırım.Yetişmek isteyen gençlere her zaman kapım açık.Bu sanata ilgi ve saygı bekliyorum" dedi.
Kaynak:www.tosya.gen.tr KASTAMONU Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|