www.Turkmedya.com
Cumartesi, 19 Nisan 2014
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Dilek ÖNDER   -  Vatan
donder@gazetevatan.com
Yazı boyutu            
Hangi erkek makbul...
Yatakta ama... Yoksa bir genelleme yapmaya kalkışırsak işin içinden çıkamayız...

Bu yüzden yatakta, sokakta, evde, barda, vs. diye ayırmakta yarar görüyorum. “Hangi erkek, nerede?” makbul diye...

Bugün dersimiz yataktaki erkekler...

Özelliklerine göre ayırmışlar.

Çeşit çeşit...

Derviş, “Çeşit çeşit kullarını...” demiş ya, bunu kastetmiş herhalde...

Bakın şimdi kimler var:

Aralarından en az birini mutlaka çok iyi tanırsınız...

Siz de kendinizi bulursunuz...

Kime diyorum?

Hiişşt...

Bay narsist!

Ben bunu bir yerden tanıyorum ama... Tamam hatırladım, daha önce anlatmıştım, biraz daha detay vereyim bari...

Hani kendini yansıtan her şeye bakanlar...

Hem de o anda...

Düşünsenize, tam en hararetli yerindesiniz ama birden bir monotonluk hissediyorsunuz... Veya olmaması gereken bir durgunluk...

Yani sanki birdenbire kendi kendine sevişiyormuşsun gibi olur. Veya o kendi kendine...

Bir kopukluk olur.

Niye?

Adam aynada kendisini seyrediyordur.

Hayır, ikinizi veya sizi değil, kendisini...

Nereden bildik?

İkinize veya size baksaydı o durgunluk olmazdı; hatta tam tersine, olay bambaşka bir boyuta geçerdi...

Dirty talking falan...

En azından teşebbüs ederdi.

En fenası da ne:

Orada, yani aynada onunla göz göze gelmek.

O üç saniye içinde ikinizin de yüz ifadeleri şunları söyler gibidir:

Sizinki, “Hayırdır? Napıyon?”

Onunki, “Aha! Basıldım!”

Amaaan... Keşke göz göze gelmeseydiniz.

Artık o sevişmenin eski tadı kalmaz.

BAY TEMBEL

Bunları ikiye ayırmak lazım. Gerçek tembeller ve arada tembelliği tutanlar diye...

Tembelliği tutanlara haksızlık etmemek adına...

Zaten tembelkolikleri anlatmaya değer bulmuyorum.

Ama ötekiler...

Şimdi olay şöyle gelişir.

Kötü bir gün geçirmiştir.

Eve gelir ve üzerindeki stresi bir sevişmeyle atacağına inanır. Ama nasıl desem, kolunu kaldıracak hali bile yoktur.

Yani hem seks yapmak ister hem de üşenir...

İşte böyle zamanlarda eşine veya sevgilisine şöyle der:

“Bugün seninim. Ne istiyorsan onu yap!”

Ya onun gibi bir şey...

Uyanık!

Olmaz ki! Bir kadının üzerine böyle bir sorumluluk yüklenmez ki canım.

N’apacan yani?

Ağzınla kuş mu tutucan?

Kadının yüzü gözümün önüne geldi şimdi: uğraşıyor uğraşıyor, sonra “Beğendi mi acaba?” ifadesiyle arada bir adama bakıyor...

Ayyy.. Yazık ya...

Yok canım. Böyle durumlarda, “Hadi len” deyip geçmek lazım.

Veya...

Adam yine aynı şekilde eve gelmiş...

Yorgun ve sevişgen adam...

Üstünü başını çıkarmadan hatta kadınınkini de çıkarmadan, yatağa bile gitmeden...

Mutfak, kanepe, masa...

Artık neresi rastgelirse...

Sanırsın ki tutkusundan...

Yok bee...

Peki bunu nereden anladık?

Tutkudan olanı uzun sürer, tembellikten olanı takriben 3 dakika.

Her şey dahil!

Daha var, devam edeceğiz.

Dedim ya, çeşit çeşit...


Turkmedya.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2010