Hüsamettin Özkan, "Askerlerden Ecevit'in yerine geçmek için hiçbir teklif gelmedi; ilk defa olayı Radikal gazetesi Ankara temsilcisi Murat Yetkin'den duydum" diyor. Oysa Murat Yetkin, daha 2001'de Bodrum Orduevi'ndeki bir toplantıda, Hüsamettin Özkan'a Ecevit'in yerine geçmesinin teklif edildiğini yazmıştı. (31 Ekim 2001) Özkan o tarihte bu haberi tekzip etti mi? Zaten daha sonraki gelişmeler, bir kısım medyanın da desteklediği bu telkinler neticesinde cereyan etmedi mi? DSP'den, Hüsamettin Özkan'ın ardından, 61 milletvekilinin kopması normal mi? Askerin Ecevit'i istememesinin sebebi, kendi şahsı değil, Tayyip Erdoğan'a karşı bir alternatif yaratabilmekti. O tarihteki gazeteleri bir karıştırın, hem Kemal Derviş, hem de Mehmet Ali Bayar, nasıl da övülüp destekleniyordu. Hürriyet gazetesi, Mehmet Ali Bayar'ı "makul çoğunluğun temsilcisi" gibi göstermedi mi? Bu arada Tayyip Erdoğan'ın önü kesilmek için 1 milyar doları olduğu şayiasından tutun da, onu Hikmetyar'ın dizinin dibinde gösteren fotoğraflara kadar her yöntem deneniyordu.
Biz demokrasiye giydirilmek istenen deli gömleklerini çok gördük. Ama her zaman halkın sağduyusu galip geldi. Vatandaş, sandıkta dayatmaları kabul etmedi.
Tizi reftar olanın
Tabii seyrinde giden bir süreçte Abdüllatif Şener, lider olabilirdi. Ama baştan beri söylüyorum, icrada satılan malı fırsatçılık yapıp ucuza kapatmak isteyenler ülkemizde pek makbul addedilmez. Üstelik, bugün "fırsatçılığın" ötesinde bir durum mevcut. Çünkü AK Parti'yi kapatma davasının yanı sıra, bir grup insanın darbe teşebbüsü içinde bulunduğu da biliniyor. Şener'in, "Bir süre siyaset dışı kalacağım" dedikten sonra AK Parti davası açılır açılmaz politikaya ısınması, önceden hesaplanmış bir davranış gibi görünüyor.
Hüsamettin Özkan, 61 milletvekili ile DSP'den koptu da ne oldu? Hem kendisi, hem de DSP parlamento dışı kaldı. Eğer amaç, AK Parti'yi zaafa uğratmaksa, belki Şener katkı sağlayabilir ama, bu "acelenin" kendisine bir faydası olmayacaktır.
"Erişir menzil-i maksuduna aheste giden, tiz-i reftar olanın payine damen dolaşır" (Ziya Paşa)
Yavaş giden hedefe ulaşır; acele edenin eteği ayağına dolaşır.
Siyaset, bir maraton. Dolayısıyla, Abdüllâtif Şener, bu kadar acele etmeyecekti.
Mahkemenin açmazı
Yabancılar AK Parti kapatılmayacak şıkkına oynayınca, borsa 4 günde 7.7 puan arttı. Piyasalarda oluşan olumlu beklentinin etkisiyle dolar da 1.20 YTL'ye geriledi. Anayasa Mahkemesi üyeleri, açmazda. Acaba şöyle mi düşünüyorlar: "AK Parti'yi kapatmazsak, ekonomi rahatlayacak ama, laik cumhuriyet arızalanacak. Kapatırsak, laik cumhuriyeti kurtaracağız, lâkin, ekonomi elden gidecek."
Doğru bir laiklik tarifi yapabilseler, içine kapandıkları bu fâsit daireden kurtulacaklardır. Başörtüsünün serbest bırakılması gibi özgürlüklerin genişletilmesi yolunda atılan adımlar ya da düşünce açıklaması şeklindeki beyanlar, laikliği zedelemez sonucuna varılsa, hem ekonomi zarar görmeyecek, hem de laik cumhuriyet daha çağdaş bir anlayış üzerine oturmuş olacak.
|