Hisarcıklıoğlu: Darbeye karşıyız. Camianın tepkisini dile getirdim
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün gözaltına alınış biçimine verdiği sert tepkinin Ankara başta olmak üzere yaygın kepenk kapatma eylemini önlediği iddialarını ne yalanlıyor, ne doğruluyor; “Camianın tepkisini dile getirdim” demekle yetiniyor.
Hisarcıklıoğlu, üyesine sahip çıkan çıkışını ‘darbecilik çağrışımı’ yapmakla yorumlayanlara da tepki gösteriyor. Dün TOBB binasında yaptığımız görüşme boyunca çıkışı nedeniyle Anadolu’daki odalardan gelen destek mesajları aldığına tanık olduğum Hisarcıklıoğlu, “Darbe taraftarı olmak vatana ihanettir. Ancak demokrasi varsa konuşabilir, hakkımızı arayabiliriz” diyor. Hisarcıklıoğlu’nun sorularımıza yanıtları şöyle:
ATO Başkanı Sinan Aygün’ün gözaltına alınışına verdiğiniz tepki, Ergenekon soruşturmasına yönelik olduğu yorumlarına neden oldu? Hatta sizi darbeci çağrışımlara neden olmakla suçlayanlar oldu? Ne diyeceksiniz?
“Darbe çağrışımı denebilecek hiçbir şey yok ortada. ‘Darbeyi çağrıştıran gözaltı biçimi’ diyorum. Darbeyi en kötü şey gördüğümü daha açık nasıl söyleyeyim. Açıklamamda bizim için en önemli olan üç konunun ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ve teşebbüs hürriyeti olduğunu söylüyorum. Daha açık nasıl ifade edeyim? Herhangi bir darbeye destek olmamız mümkün değil. Darbe taraftarı olmak vatana ihanetle eşdeğerdir. Türkiye’de en demokratik seçimlerle işbaşına gelinen bir kurumun başındayım. Bizler, demokrasi varsa konuşabiliriz; demokrasi varsa hakkımızı arayabiliriz.”
Tepkinizin suç soruşturmasıyla ilgisini nasıl kuruyorsunuz
o zaman?
“Sinan Aygün TOBB’un 1 milyon 300 bin üyesinden biri değil yalnızca. Bizim Ticaret Odaları Konseyi Başkanımız ve 120 bin üyeli, benim de üyesi olduğum Ankara Ticaret Odası Başkanı. Suçlu olduğuna dair delil varsa, gider tutuklar. Kanıt yoksa, soruşturma varsa, ifadesine başvurmak üzere davet eder, o da gider ifadesini verir. Bizim tepkimiz, gözaltına alınış biçimine. Üyeme yapılan haksız muameleye tepki vermemden doğal ne olabilir?”
ATO kaynaklı olarak, sizin verdiğiniz tepkinin bünye içinde Ankara başta olmak üzere Anadolu’nun bazı yerlerinde kepenk kapatma eylemlerini önlediği iddiaları var. Doğru mu?
“Bu konuda konuşmam doğru olmaz. Odalardan müthiş bir tepki vardı. Ben 1 milyon 300 bin üyeli bir camianın başkanıyım. Hepsi, her aşamada seçimle işbaşına gelmiş beş konsey ve 365 odayı temsil ediyorum. Oradaki ortak fikirleri dile getiriyorum. Camianın ortak tepkisini dile getirdim.”
“Camiamız olan bitenden fevkalade rahatsız. Son gelişmelerin ekonomiye ağır faturası oluyor.
Dün (önceki gün) Konya’dan bir üyem aradı. Uluslararası bir firmayla yüzde 50 ortaklığa gitmek üzereymiş. Uluslararası medyadaki son haberler üzerine adamlar dün
(önceki gün) faks çekip bu koşullarda Türkiye’ye gelemeyeceklerini bildirmişler.”
CHP lideri Deniz Baykal’a randevu verip, son anda vazgeçtiğiniz haberleri çıktı. Nasıl oldu?
“Bu haberlere çok üzüldüm. Bir kere böyle bir nezaketsizlik içinde hiçbir zaman olmadım. İkincisi, böyle bir tavır da söz konusu değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin Parlamentosu’nda temsil edilen partilerle her fırsatta diyalog içinde olmak isteriz. Haberler doğruyu yansıtmıyor.
Benim özel kalemin İstanbul’da olduğumu ve yola çıktığımı bildirmiş. Deniz beyi aradım, o da yanlış anlamanın farkında. Bizim açımızdan ortada sorun yok.”
Balbay ve Aygün
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ı da, ATO Başkanı Sinan Aygün’ü de yıllardır tanırım. Her ikisi de kamuya mal olmuş, neredeyse 24 saatleri göz önünde insanlar. Bu durum her ikisini de soruşturma çerçevesinde ifadelerine başvurmaktan muaf kılmaz; ortada suç varsa açığa çıkarılmalı, cezasız kalmamalı, bu herkes için geçerli.
Öte yandan Balbay gibi, Aygün gibi göz önünde insanları gözaltına almanın da bir standardı vardır. Kapatılmış DGM’ler bile benzer durumlarda ifadesine başvurmak üzere davet çıkarırdı.
Son gözaltıların 13 aydır ortada iddianame olmadan devam eden Ergenekon soruşturmasına ne gibi katkıda bulunacağını, o iddianame ortaya çıkınca göreceğiz. Umalım, demokratik işleyişe kast eden bir komplo varsa ortaya çıkarılır, yine dağ fare doğurmaz.