www.Turkmedya.com
Pazartesi, 13 Ekim 2008
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Turkmedya.Com
İHA Abonesidir
Hasan CEMAL  -  Milliyet
h.cemal@milliyet.com.tr
Yazı boyutu            
Baykal’ın CHP’si milliyetçilikle iktidar alternatifi de olamıyor!

Yıl 1975. Cumhuriyet’in muhabiri olarak CHP lideri Ecevit’in Bonn ziyaretini izliyorum.
Ecevit, iktidardaki Alman Sosyal Demokrat Partisi SPD ile CHP arasında resmi ilişki kurmayı amaçlarken, aynı zamanda CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’e üye olması için SPD lideri Willy Brandt‘ın aracılığını sağlamak istiyor.
Bu arada belirteyim.
Kemal Derviş de genç bir danışman olarak Ecevit’in yanında. Görüşmelerde ona Almanca’dan çevirmenlik de yapıyor.
Konu hassas!
Çünkü, adı sosyalist ve enternasyonal sözcüklerinden oluşan bir örgüte CHP’nin üyeliği söz konusu...
Ama Ecevit bunu göze alıyor ve ‘demokratik sol’ CHP’ye Sosyalist Enternasyonal’in kapısı açılıyor.
Ecevit’le açılan bu kapı otuz küsur yıl sonra şimdi Baykal’ın yüzüne neredeyse kapanacak gibi...
Ne yazık!
Baykal ve CHP’si sosyal demokrat değil çünkü...
Sol da değil.
Baykal milliyetçi bir siyaset adamı... Partisi CHP de milliyetçi bir parti... CHP’nin sosyal demokratlığı çoktan kağıt üstünde kaldı. 
Kürt meselesine yan çizen, 27 Nisan gibi askeri muhtıralara selam duran, 367 gibi hukuk skandallarına destek veren, ‘darbeci paşalar‘a sahip çıkabilen bir partinin ‘sosyal demokratlığı‘na aklı başında kimse inanmaz.
İnanmıyor da...
Bu nedenle, Baykal’ın CHP’sine karşı Sosyalist Enternasyonal içinde uyanmış olan tepkiler yeni de değil, şaşırtıcı da değil. 
Son söz:
Baykal’ın CHP’si bu kimliğiyle sosyal demokrat olamadığı gibi iktidar alternatifi de olamıyor yıllardır...

 

Ergenekon’la demokrasi ve ‘hukuk’u anımsayanlar için...
Ergenekon’la ilgili son gözaltı operasyonlarıyla birlikte bazı çevreler, demokrasi, insan hakları ve hukuk ilkelerini anımsadılar.
Duyarlık elbette gösterilmeli.
Gözaltına alınan, tutuklanan, mahkum olarak cezaevine atılan kim olursa olsun hukuk ve insan hakları şemsiyesiyle korunmalıdır.
Bunun istisnası olamaz.
Ama bu pencereden bakınca, ülkemizde ne yazık ki çok fazla çifte standart örnekleri yaşadık, yaşıyoruz.
Son Ergenekon operasyonuyla birlikte ayağa kalkan ve tepki gösterenlerin bu noktayı da düşünmelerinde yarar var.
Ergenekon sıradan bir olay değil.
Ergenekon operasyonlarına tepki gösterenler bir noktayı, ‘2003-2004 darbe tertipleri‘ni hiç unutmasınlar.
Nokta dergisinde yayımlanan ve gerçek olduğu kanıtlanan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in günlüklerini hatırlasınlar.
Okumadılarsa, okusunlar.
Örneğin bir yeri şöyledir:
“20 Ocak 2004...
 Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılacak kuvvet komutanları toplantısına katıldım. MGK ön toplantısı perşembe günü yerine yarına alındığı için bir koordinasyon ihtiyacı doğmuştu. (...) Konuşmalar sırasında Jandarma Genel Komutanı (Şener Eruygur) daima bir ihtilal özlemi içersinde, bir an önce bu işi yapalım şeklinde konuşuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti...”
“6 Şubat 2004...
Sabah doğruca Jandarma Genel Komutanlığı’na gittim ve orada üçümüz buluştuk. Durumu tekrar gözden geçirdik. Jandarma Genel Komutanı hala darbe yapalım diye inat ediyordu... Sabah toplanmamızın esas gayesi Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği konusunda seçenekleri gözden geçirmek. Ancak biz bu konuyu bırakıp darbe yapacak mıyız yoksa yapmayacak mıyız konusuna girdik. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur‘u ikna etmek oldukça güç. Bir netice alamayacağımı bildiğim halde yine de onu ikna etmeyi denedim. Pek ikna olduğunu söyleyemem..
6 Aralık 2003...
... Kendimize göre bir eylem planı yapmaya karar verdik.
-Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık...
-Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik.
-Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik.
-Sokaklara afiş astıracaktık.
-Derneklerle temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edecektik.
-Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık.
Yukarıdakiler SARIKIZ olarak anılacaktı...”
Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın günlüğünden kısa bir bölüm aynen böyle.
Ergenekon da bu çerçevenin dışında değil. Birçok bağlantısıyla bu çerçeveye oturuyor.
Elbette insan hakları, hukuk...
Elbette demokrasi...
Ama şunu da unutmayın:
Bu ülkede demokratik hukuk devletinin kolunu kanadını kıran, insan haklarının canına okuyan birçok darbe oldu.
Bu yüzden Ergenekon’la ilgili gelişmeleri, operasyonları ciddiye almakta yarar var, eğer bu topraklarda demokrasiyi, hukuku ve insan haklarını gerçekten önemsiyorsak...

2.918.230  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

İlk-Orta-Lise-Üniversite
OKUL ARKADAŞINI BUL
  Lütfen İl Seçiniz
  Lütfen İlçe Seçiniz
  Lütfen Okul Seçiniz

Anasayfa
Belediyeler
Bilim & Teknoloji
Çevre
Dünya
Eğitim
Ekonomi
İş-Kariyer
İslam
KOBİ
Kültür/Sanat
Magazin
Medya
Polis/Adliye
Röportaj
Sağlık
Şirketler
Siyasi Partiler
Spor
Yaşam

Bilişim
Finans
Franchising
Gıda
İnsan Kaynakları
Marka & Patent
Medya
Otomotiv
Reklam
Sağlık
Sivil Toplum Kuruluşları
Tekstil
Telekom
Tüketici
Turizm
Ulaştırma
Yapı Endüstrisi
 GAZETELER
 TELEVİZYONLAR
 İNTERNET MEDYASI
 RADYOLAR
 DERGİLER
BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008