Ergenekon soruşturmasıderinleştikçeyakıngeçmişinkaranlıkolaylarıdagündemegeliyor. Gaziolaylarıbununbirörneği. TıpkıaydınlatılamayanSabancısuikastıgibi.
Şimdi, Ergenekon oluşumunun Başbakan Erdoğan'a suikast düzenleme girişiminde bulunma işini DHKP-C örgütüne havale ettiği iddiası var.
Sabancı suikastı, DHKP-C örgütünün yaptığı bir işti.
Acaba bu cinayet de bu örgüte taşeron olarak havale mi edilmişti?
Binaya çaycı olarak giren Fehriye Erdal'ın referansının Susurluk kazasında ölen Hüseyin Kocadağ olduğu düşünülürse, bu çok absürd görünmüyor. Gazi olayları da ölenlerin öldüğüyle kaldığı bir kıyım olarak tarihimize geçmişti.
Şimdi Ergenekon'un tetikçisi olduğu belirtilen Osman Gürbüz'ün Gazi Olayları'nın tahrikçisi ve eylemcisi olduğu iddiası gündemde.
Dosyanın yeniden açılması söz konusu. Türkiye'ninyakıntarihiaydınlatılamayancinayetlerledolu.
Ergenekonsoruşturmasıtümkaranlıkolaylarınaydınlatılmasıiçinbirvesileolmalı.
Hrant Dink cinayetinden, Malatya kıyımına, Santoro cinayetinden Kışlalı suikastına kadar üstüne gidilmeyen, gidilemeyen tüm dosyalar ciddiyetle ele alınmalı. Türkiye, Susurluk'ta kaçırdığı bir fırsatı ele geçirdi.
Bir savcı kararlılıkla Türkiye'yi kana boğmaya çalıştığı iddia edilen bir örgütün üzerine gidebiliyorsa, bir eşik aşılmış demektir.
Burada başta ana muhalefet partisi olmak üzere herkesin bu olayların aydınlatılması talebini seslendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizbir"temizeller"fırsatıyakalamıştır.
Maraş'tan Çorum'a kadar masum insanların ölümüne yol açan olayların belirli darbelerin altyapısını hazırlamaya yönelik eylemler olduğu, darbecilerin planlarıyla ortaya çıkıyor.
Her dönem, kaos yaratmak, susturmak, sindirmek amacıyla bu tip eylemleri teşvik edenler, taşerona havale edenler var. Türkiye artık bu dönemi geride bırakmalı.
Bunu yapma fırsatı bugün var, dileriz başta iktidar olmak üzere devletin tüm kurumları bu kararlılığı gösterir.